Anasayfa > Birikim Arşiv > 111-112 - Temmuz/Ağustos 1998 > Hacivat'ımızla Türkiye Gurur Duyar

Hacivat'ımızla Türkiye Gurur Duyar

Gündüz Vassaf | (Sayı : 111-112 - Temmuz/Ağustos 1998)

Hacivat: Sen kimlerdensin Karagöz?

Karagöz: Nuh Peygamber’in üç oğlundan biri Tafes’den.

Hacivat: Türklerin bu kadar soylu olduğunu bilmezdim ben.

Karagöz: Çünkü Etrak-i bi idraksin sen.

Hacivat: İdraksiz Türk dediğin senin deden.

Karagöz: Senin de Türk dediğin Haçlılardan kapma sözü Osmanlı’nın Anadolu’ya biçtiği küfürlü kefen.

Hacivat: Hoppala... Biz Türk değiliz mi dersin şimdi?

Karagöz: Benim aslım Uygur, Oğuz, Göktürk, Kayı ve Selçuk kabilelerinden.

Hacivat: Peki ya Mustafa Kemal Paşa kimlerden?

Karagöz: TC sınırları içinde yaşayan herkes Türk’tür deyip Gordiyum düğümünü Bozkurt gibi kesenlerden.

Hacivat: Sonra da Aydınlar Ocağı’nın Doğu-Batı sentezi trenine zoraki bindirilenlerden.

Karagöz: Haci Cav Cav kafamı karıştırıp durarsın be.

Hacivat: Ama söylesene Karagöz, sen şimdi vatanperver misin, yoksa milliyetçi mi?

Karagöz: Peki sen söyle Hacivat, yürürken önce sağ adımını mı atarsın, yoksa solunu mu?

Hacivat: Aman Karagözüm, sağ sol diye gene bölmeyelim bu yüce milleti. Ne olduğumuzu tanımlayalım ki, kim olduğumuzu bilelim. Sen canını verir misin vatanın için?

Karagöz: Vermem.

Hacivat: Tuh sana. Ama gene de, “Emret komutanım veririm,” diyeceksin.

Karagöz: Canımı vereyim de canımı alanla, aldırtan mı konsun vatana?

Hacivat: Yoksa sen de o tatlısuyu canını vermeyen vatanseverlerden misin?

Karagöz: Hayır, ben kan dökmez vatanperverlerdenim.

Hacivat: Yani askere gitmeyenin kodesi boylamasına karşı gelenlerden misin?

Karagöz: Türk’ten asker gibi ebe de çıkmalı diyenlerdenim.

Hacivat: Hepimiz birer Atatürk milliyetçisiyiz Karagöz.

Karagöz: Türküm, misafirperverim, turizmin bekçisiyim.

Hacivat: Bu ne biçim milliyetçilik?

Karagöz: Bir koyup beş alıp bir karış toprak vermeyen cinsinden.

Hacivat: İlahi Karagöz. Sen kim alış veriş kim?

Karagöz: Devlet başa, kuzgun leşe.

Hacivat: Vatanseverlik artık “in” oldu sersem. Korkma anlat. Aydın’ın aymazıdır vatanseverlikten kaytaran.

Karagöz: Yerli malı Türk’ün malı... Vatandaş Türkçe konuşmalı.

Hacivat: Sıktın Karagöz. Onlar eskidendi. Özal Baba Devlet Ana’yla birleştiğinden bu yana okunmaz oldu Kemal Tahir. Küresel milliyetçiler İngilizce konuşup Turan’ı pazarlar şimdi. Vatan ne Türkiye’dir Türklere ne Türkistan.

Karagöz: Az Adriyatik üstüne Çin oturtması her vatandaşın rüyası.

Hacivat: Bunlar zevzeklere laf salatası. Önemlisi çağdaş uygarlık seviyesinin yakalanması.

Karagöz: Türküm, doğruyum, çalışkanım, yasam...

Hacivat: Yasal vatandaşlık ne zaman paşam? Bak beni de başlattın Karagöz. Ciddi ol birazcık. Yoksa Cumhuriyet elden gidiyor, uyanık.

Karagöz: Bir baba hindi cumhuriyetler çiftleşti. I. cumhuriyet, II. cumhuriyet... Yumurtadan çıkan yine yumurta çıkarır Hacivat.

Hacivat: Senin cahilliğin de insanı çileden çıkarır. Bak postmodernler omletin her çeşidini bilir, mutfaklar birleşince herkes kendine göre afiyetle beslenir.

Karagöz: Onlar her nabza göre şerbet verir. Neyin nasıl yeneceğine büyüklerimiz karar verir. Ama Ata’sını tanımayan Allah’ı da tanımaz.

Hacivat: “Allah’ını tanıyan da Ata’ya tapmaz” diyenlere ne demeli Karagöz? Derler ki bir putlaştırmadır gidiyor, millet ve devlet birbirine giriyor.

Karagöz: Hepsi şeriatçı kışkırtması. Atamız ordunun pusulası. Yaşasın Misak-ı Milli haritası.

Hacivat: Ya Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi ihlalleri lakırdısı?

Karagöz: Onlar Asya tipi üretim tarzının farzı.

Hacivat: Türk’ün müteşebbisi devletsiz, düşüncesi değneksiz olamaz mı dersin?

Karagöz: “Demokrasi isteriz. Batı Çalışma Grubu dikişleri patlayan elbiseler dikiyor” diyen sensin.

Hacivat: Efendim?

Karagöz: Hem aile reisimiz olsun, hem de yerel yönetim.

Hacivat: Göçebe Türk’ün yersiz yurtsuz düşünceleri o biçim.

Karagöz: Allah’a şükür ki dört nala gelip Asya’dan Anadolu’ya bir kısrak başı gibi uzanan bu vatan bizim.

Hacivat: Senin sarıkla serpuşu ayırt edemeyen kafan da o biçim?

Karagöz: Bre Hacivat. Sensin hep kanunla kafana takacak yeni bir şey arayan. Anadolu’da başı açık gezer Türk dediğin insan.

Hacivat: Halikarnas Balıkçısı’nın dediği, bizim asıl mirasımız Mavi Anadolu’nun tarihi.

Karagöz: Sen git de mavzerin menzilinden seyreyle Anadolu’nun kandan kıpkırmızı halini.

Hacivat: Bunlar dış düşmanların marifeti. Esas olan öz kültürümüzün manevi değeri.

Karagöz: Mekke McDonald’s usulü İslâmı pazarlayan yeni şeriatçılarımızın sakalsız görüntüleri.

Hacivat: Bu kafayla ne sen adam olursun, ne de vatan kurtulur.

Karagöz: Yahu Haci Cav Cav, vatan seni beni ne yapsın? Bizi şarklı bulup Hollywood’a layık görmeyenler utansın.

Hacivat: Aşk olsun Karagöz? Bizim ne işimiz var gölgelerimizden soyunup kendi kendimizle göz göze gelmeye? Onların olsun aklanmış beyaz perdeleri.

Karagöz: Halkların türküleri, Türkiye’nin Türkiyelileri. Milleti millet yapar yerel gelenekler.

Hacivat: Bunlar şıksız seçenekler. Fena mı olur İngilizce de söylense bizim çok sesli türküler?

Karagöz: Hâlâ yasaklanırken Nasreddin Hoca’dan kalma öyküler.

Hacivat: Her zaman haklıdır bayrağımız uğruna kan dökmeyi esirgemeyenler.

Karagöz: O dediklerin millî maçlarda biz buraya ölmeye geldik deyip oynamayı beceremeyenler.

Hacivat: Ya Avrupalıların da bayrakları olduğunu unutup bizi uyutan yeni bitme küreselciler.

Karagöz: Köre elvandan bahsolunmaz.

Hacivat: En çok nesini sevdiğini söylemezsen vatanın sana yadigâr olmaz.

Karagöz: Sevdiklerini söyleyenlerin kirli çamaşırlarını gümüş dereden akan suyla yurttaşlık bilgisi derslerinde bize yıkatmaları.

Hacivat: Üzme kendini be Karagöz. Biz bize benzer, % 75’imizin brakosefal, düz ince burunlu. Dinarik ile karışık Alpli olduğumuzu bildiren Prof. Afet İnan’a teşekkür ederiz.

Karagöz: Türkiye’de Hacivat’ıyla gurur duyar, biz bu deveyi avratsız güderiz.