detaylı arama
Anasayfa
|
Güncel
|
Birikim Sosyalist Kültür Dergisi
|
70'lerin Birikimi
|
Toplum ve Bilim
|
Kitaplar
|
Yazarlar
|
Articles in Other Languages
|
Hakkında
|
Bize Ulaşın
Beni Hatırla
şifremi unuttum
yeni üye
GEZİ DİRENİŞİ
TÜRKİYE'NİN HALLERİ
ELEŞTİRİ-TARTIŞMA
MİLLİYETÇİLİK SENDROMU
Hayvan-İnsan: Hak/Şefkat/Sorumluluk
"KÜRT SORUNU"
DAĞARCIK
DÜŞÜNCE-YORUM
ORDU VE SİYASET
"ERMENİ SORUNU"
DUYURU
SOL: NE YAPMALI?
SOYKIRIM VE İNKAR
HRANT'LA BİRLİKTE
ÖZÜR DİLİYORUZ
SOL VE ERGENEKON
KADIN HAREKETİ
EKOLOJİ VE TOPLUM
EDEBİYAT VE TOPLUM
SİNEMA VE TOPLUM
HAFIZA-İ BEŞER...
ŞİDDET VE TERÖRİZM
KİTAP ELEŞTİRİSİ
Boyumuz Uzuyor!
Ekrem Buğra Büte
Gördüğüm, bildiğim kadarıyla sol jargon en çok da karamsarlığı, yenilmişliği yeniden üretmeyi iyi becerdi bugüne kadar. Fakat elhamdülillah (bahanedir, zalimle zalim olmayan Müslümanlara selam ola) son günlerde o dil bile dönüşüyor, o bildik ezbere cümleler duvara geçilmeye çekiniliyor. “Kahrolsun ABD Emperyalizmi” yazacağım diye kalkan el dayanamıyor, yapıştırıveriyor: “Bu biber gazı bir harika dostum!”
Hiç kusura kalmayın be abiler, bizim yüzümüz artık gülüyor!..
Referandum İhtimalini Düşünmek
Cem Mert Dallı
Gezi Parkı direnişi her ne şekilde sonuçlanırsa sonuçlansın, özellikle genç kuşak olarak tanımlanan bizler üzerinde yarattığı siyasal etki bakımından, bugünün ölüsü yarının yeni bir siyaset yapma biçimi ve kültürüyle muhakkak ki hatırlanacak bir tarih anlamına gelecek. Bu direniş, Türkiye sağının ve solunun bugünün siyasetini her daim geçmişe atıfla kurmaya çalıştığı fazlasıyla tarihsel siyaset biçiminden farklı olarak, genç kuşakları hiçbir zaman tanık olmadığı bu altın çağ siyasetinin mirası altında ezilmekten ve geçmişten bugüne taşınan yenilginin yarattığı sinizme kapılmaktan kurtarabilecek bir siyasetin oluşmasına da imkan sağlayabilir...
Referandum: Hodri Meydan!
Betül Yarar
,
Bercan Aktaş
Giderek gücü artan, hegemonik ve meşru AKP iktidarının yasakçı olduğu kadar düzenleyici, mikro olduğu kadar makro, baskıcı olduğu kadar rızaya dayalı olduğunu görüyoruz. Şiddeti merkezine almayan (ama ilkesel olarak da yok saymayan), esas olarak karşı-meşruiyet kurmayı hedefleyen ve toplumsal talepleri biriktirerek ilerleyen bir çatışmacı-müzakereci siyasetten yanayız. Bu yaklaşım temelinde değerlendirilen Gezi Parkı süreci, bizlere yeni siyasi tarzlar ve alanlar keşfetmemiz konusunda da yardımcı olacak görünüyor. Yeter ki öğrenmeyi önümüze koyalım; siyasi labirentlerimize hapsolmayalım...
Gezi ve "Analizlere" Dair...
Görkem Özizmirli
Gezi Parkı için her şey bir yana yeni olan şu var. Birincisi meydanda ne kadar siyaset olmasın denirse densin; zaten sokağa inmek siyasi bir karardı. Herhalde en önemlisi, 70’lerden sonra kitlesel olarak 15-16 yaşında bir kitle ilk kez sokağa indi; apolitik bile olsa artık evine döndüğünde politize olmuş olacak öyle ya da böyle. İkincisi de orta sınıfın ilk kez böyle kitlesel bir direnişin ana omurgası olması ve hükümetin en başta bunu tahmin edemediğinin ayan beyan ortada olması...
Taraftarlara Ne Oluyor?
Ahmet Talimciler
Futbolun ideolojiden uzak bir alan olarak gösterilmesi ülkemizde Simon Kuper’in ünlü sözünün neden bu kadar çok referans verildiğini de açıklamaktadır: ‘Futbol Asla Sadece Futbol Değildir’ çünkü futbol küçük, hayat büyüktür ve 90 dakikanın ardından yeni bir 90 dakikanın inşasına başlanmaktadır. İşte tam bu noktada son dönemde futbol dünyamıza taraftar grupları girdiler. Büyük kitleleri ardından sürükleme güçleri ile birlikte kısa bir süre içerisinde kendileri de birer marka haline dönüşen bu grupların isimleri zaman zaman kulüplerinin bile önüne geçmeye başladı...
Adaletin Bu mu Türkiye?
Ömer Laçiner
Vitrinlik “görüş” olarak adalet kurumlarının en görülür yerlerine “adalet mülkün temelidir” vecizesini iri harflerle konduran “devlet aklı” için, uygulamada bunun tam tersinin geçerli olduğunu söylemek, bu ülkede bir ikiyüzlülüğü, açık çelişkiyi teşhir etmek anlamına bile gelmez. Örtü işlevi dahi olmayan o vecizenin altında devlet ve adalet kurumu, asıl temelin kendisi olduğunu, adaletin asıl amaç olan “devletin bekası” için kullanılacak araçlardan biri olmanın ötesinde bir anlam ve öneminin olmadığı “bilgisi”ni içselleştirmiş olarak çalışır...
Sunuş: Barış Çıkar mı?
Tanıl Bora
Birikim'in bu sayısında, jeostratejik rüzgar nasıl eserse essin, güncel reel politika nereye doğru seyrederse seyretsin, barışın her durumda cari olacak engelleri ve imkanlarına odaklanarak düşünmeye çalıştık...
Thatcher ve Ondan Sonra Thatcherizm
Ahmet İnsel
Bugün Birleşik Krallık artık Thatcher öncesinden çok farklı, çok daha hareketli, janjanlı ama bir o kadar acımasız rekabetçi ve eşitsiz bir toplum. Dünya da öyle. Thatcher'in attığı tohumlar kendisinden sonra boy vermeye devam etti. Materyalist bir bireycilik toplumsal yaşamın belkemiği olarak kutsandı. Bugün siysetin sol veya sağ cenahında yer alanların ismi, 2008 krizinin sorumluları, offshore hesaplarının sahipleri arasında birlikte yer alıyor. Thatcherizm yaşıyor.
Birikim Sayı 289-290
Kâzım Özdoğan
,
Derviş Aydın Akkoç
Sol İlahiyat
“Her ütopyada, sol ilahiyatın izleri vardır. Gizlidir bu. Dünyevidir. İyilikçidir. Dünyevi olanı, ilahi bir dille kurar. Vaadçidir. Ve aşkındır, şu anki maddi koşulların aşılmasıyla varılacak bir yeri tarif eder. Felsefe ve bilim, bunun parçalarını bulmaya çalışırken, semavi dinler, doğdukları zamanın bilgisini ve felsefesini kapsayarak ütopyayı ilahi bir tüle sarar. Din, gerçeğin üzerindeki tüldür."
Yüksel Taşkın
AKP Devri
Yüksel Taşkın, AKP Devri’nde bir araya getirilen yazılarında Türkiye’deki sağ ve İslâmcı gelenek içinde bu siyasal partinin özgünlüğü meselesini tartışırken, bir yandan da İslâmcılık düşüncesinin geçirdiği dönüşüme odaklanıyor.
Birikim Web sitesinde yer alan tüm okunabilir yazılara ulaşmak için tıklayın.
Birikim Güncel arşivine
ulaşmak için tıklayın.
Anasayfa
|
Güncel
|
Birikim Sosyalist Kültür Dergisi
|
70'lerin Birikimi
|
Toplum ve Bilim
|
Kitaplar
|
Yazarlar
|
Articles in Other Languages
|
Hakkında
|
Bize Ulaşın
BİRİKİM YAYINLARI
Binbirdirek Meydanı Sok. İletişim Han. 7/4 34122
Cağaloğlu / İSTANBUL
Tel: (0212) 5162260 Faks: (0212) 5161258