Anasayfa > Güncel Yazılar > Özdemir İnce Cinayet Mahalline Neden Döndü?

Özdemir İnce Cinayet Mahalline Neden Döndü?

Alper Görmüş

22 Şubat 2008

Kendi gazetesi de dahil, büyük medya gazetelerinin “mini etekli diye kızlara kezzap attılar” haberlerinden tornistan ettikleri gün, tam o gün (17 Şubat), Hürriyet yazarı Özdemir İnce’nin üç yıl önceki kendi haber cinayetine (“Mini etekli kızı diri diri yaktılar”) dönmesi bana garip geldi. Hani bazı katiller, açıklanması güç psikolojik etmenlerle cinayet mahalline döner ve yakayı ele verirlermiş ya, sözünü ettiğim yazının altında da böyle bir şey mi var acaba diye ciddi ciddi düşünmedim değil.

İnce’ye göre “Gazete yazıcıları arasında bir Özdemir İnce Manyakları Grubu var”mış. Bu manyaklar durup durup, yazarın üç yıl önceki “Mini etekli kızı diri diri yaktılar” (20 Aralık 2003) haberini hatırlatıyormuş.

Ben, kendi payıma bir “Mini etekli kızı diri diri yaktılar başlıklı Özdemir İnce haberi manyağı” olduğumu itiraf edebilirim. Çünkü Hürriyet’in o manşetiyle çok uğraşmıştım; ta ki gazetenin genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök’ün eleştirileri “haklı” bulduğunu açıklamasına kadar…

Fakat dediğim gibi, İnce üç yıl sonra haber cinayeti mahalline dönüp, üstüne üstlük “Ben cinayet işlemedim, Özdemir İnce manyakları yalan söylüyor” deyince, konuya dönmek farz oldu.

MÜKEMMEL HABER KURGUSU

2003 yılının sonlarında Fransa’da geniş bir laiklik tartışması yaşandı. Özdemir İnce, işte o günlerde bu tartışmaları izlemek üzere Fransa’ya gitti. İnce’nin, Fransa’da özel olarak kurulan “Laiklik Komisyonu”nun Türk üyesi Gaye Petek’le yaptığı söyleşiye dayanan ilk haberi 20 Aralık 2003 tarihli Hürriyet’e manşet oldu. Başlık ve spotlar şöyleydi:

“MİNİ ETEKLİ KIZI DİRİ DİRİ YAKTILAR / 5 milyon 700 bin Müslüman'ın yaşadığı Fransa'da, laiklik için tehlike oluşturan aşırı istekler devleti kızdırdı ve köklü önlemler almaya yöneltti… Hürriyet yazarı Özdemir İnce, 5 milyon Müslüman'ın yaşadığı Fransa'da, türbanın yasaklanmasına varacak olayları inceledi. 30'a yakın kişiyle görüştü ve yazdı. Laiklik Kurulu'nun Türk üyesi Gaye Petek,’Kızlara karşı yoğun baskılar ortaya çıktı. Bir genç kız, kısa etek nedeniyle bir sitenin çöp odasında diri diri yakıldı’ dedi.”

Söyleyin bakalım, şu okuduklarınızdan “İslamcı fanatikler mini etek giydiği için bir kızı diri diri yaktılar”dan başka bir sonuç çıkar mı? Haber, Hürriyet’in de İnce’nin de başına bela oldu. Çünkü ertesi gün Gaye Petek’in anlattığı yakma olayının doğru, fakat içeriğinin tamamen farklı olduğu çıktı ortaya. 4 Ekim 2002'deki olay, o günlerde Fransız gazetelerinde şöyle haberleştirilmişti: 17 yaşındaki Sohane Benziane o gün Kuzey Afrika göçmeni Cemal Darrar ve İtalyan asıllı Tony Rocca ile karşılaştı. Rocca ve Darrar, Benziane'ı tanıyorlardı ve bir süre önce onunla tartışmışlardı. İkili, genç kızı bir apartmanın çöp odasına çekti ve üzerine benzin dökerek yaktı. Fransız gazetelerinin ortak değerlendirmesine göre, cinayet sıradan bir getto serseriliği olayından ibaretti.

Özdemir İnce, 22 Aralık’ta haberine yönelik eleştirileri cevapladı. Aynen şöyle yazdı:

'Mini Etekli kızı Yaktılar' bölümü, bir haber olmayıp yorumsuz bir röportaj metnidir. Kendisiyle röportaj yaptığım Fransa Laiklik Komisyonu üyesi Gaye Petek 'Mini etekli kız'ın Müslümanlar tarafından yakıldığını söylememiştir. Benim kaleme aldığım ve gazetede yayımlanan metinde de 'mini etekli kız'ın Müslümanlar tarafından yakıldığına ilişkin tek bir satır bulunamamaktadır. Petek gettolarda meydana gelen birçok olaydan örnek verirken bunu da saymıştır.

Anlaşılan, Gaye Petek haberin yayımlanmasından sonra İnce’yi aramış, kendisinin, haberde sunulduğu gibi sözü edilen cinayeti Müslümanların işlediğine dair bir şey söylemediğini belirtmiş ve bir düzeltme istemişti. Nitekim Petek, aynı günlerde bir gazeteye şöyle diyecekti: Yapılan doğru bir gazetecilik değil, bu bir gazetecilik oyunu.

İnce, bu zoraki düzeltmeyi yaparken haberini eleştirenler için “okuduğunu anlamayanlar” sıfatını uygun görmüştü. Fakat 29 Aralık tarihli Hürriyet’in okur temsilcisi sayfasında yer alan Ertuğrul Özkök imzalı bir yazı, İnce’nin, kendi genel yayın yönetmenini de bu kategoride gördüğünü gösteriyordu. Özkök şöyle yazmıştı:

Cinayetin dini motifle işlendiğine ilişkin elde herhangi bir veri bulunmuyordu. Yazıda ve spotlarda da buna ilişkin bir ifade yoktu. Ancak manşetin sunumu, kastımızı aşacak ve böyle bir algılamaya yol açabilecek biçimde oldu.”

BUGÜN: “İSLAMCILARIN İŞİ”

Bütün bu rezaletten sonra, geliyoruz bugüne. Bakın, gerek İnce’nin gerekse de Özkök’ün üç yıl önceki kabullerine rağmen, İnce 17 Şubat 2008’deki “Midemi bulandıran!” başlıklı köşe yazısında ne yazdı:

“Zuladan çıkardıkları ikinci kart ise Hürriyet gazetesinin ‘Mini Etekli Kızı Diri Diri Yaktılar’ manşeti. 20.12.03 tarihinde ilk bölümü yayınlanan dizi yazım meğer yalanmış, asparagasmış, Mağripli İslamcılar hiçbir kızı yakmamışlar.”

Ne diyorsunuz? Çok tuhaf değil mi? Gelin de “Özdemir İnce Manyağı” olmayın bakalım!

Taraf, 19.2.2008