Anasayfa > Güncel Yazılar > Ellen Meiksins Wood'un Bilgi Üniversitesi'ndeki Konferansı Üzerine

Ellen Meiksins Wood'un Bilgi Üniversitesi'ndeki Konferansı Üzerine

Özdeniz Pektaş

24 Mayıs 2008

Çalışmaları ülkemizde de büyük ilgi gören, Ellen Meiksins Wood, Yordam Kitap’ın davetlisi olarak, 27 Nisan tarihinde Bilgi Üniversite’nde “Modernite, Kapitalizm ve Demokrasi” başlıklı bir konferans verdi. Wood’un konuşmasının temelini, kitaplarının da büyük bir bölümünün konusunu da meydana getiren, kapitalizmin tarihi ve kapitalizmin demokrasi ve modernizm ile ilişkisi\ilişkisizliği oluşturdu.

Wood, ilk olarak, “ilerleme” fikri bağlamında, tarihi, insan aklının ve özgürlüğünün gelişimi olarak gören Aydınlanma düşüncesi ile mülkiyetin ilerlemesi olarak gören klasik ekonomi politik yani kapitalist mantık arasında bir ayrım yapılması gerektiğini belirtti: Çünkü kapitalizme dair egemen liberal tarih anlayışı, Aydınlanma ile klasik ekonomi politiğin bir karışımına dayanıyor ve bu durum iki olumsuz sonuç doğuyor. Birincisi, Aydınlanma değerleri olan eşitlik, özgürlük ve demokrasi ile kapitalizm arasında bir tekabüliyet ilişkisi kuruluyor. Diğer olumsuz sonuç ise, kapitalist mantığın tarihin şafağından beri insanlığın her türlü faaliyetine içkin bir “dürtü” olarak algılanarak, tarihsizleştirilmesidir.

Wood’un, egemen yaklaşımın olumsuz sonuçlarına dair ortaya koyduğu söz konusu iki nokta, aynı zamanda, Marksizm’de hakim tarihsel yaklaşımlar olan “teknolojik determinist” ve “ticarileşme modeli” teorilerinin eleştirisinin başlangıcını oluşturdu: Bu iki yaklaşım, tarihi, yalnızca soyut ekonomik kategorilerin hareketi olarak görerek, liberal tarihsel kavrayışla aynı zemini paylaşmaktadır. Her iki yaklaşım ortak özellikleri; tarihi, sınıf mücadelesinden arındırmaları ve sonucu kaçınılmaz olarak kapitalizm olan bir süreç olarak ele almalarıdır. Bunlardan ilki tarihi “üretici güçler” ile “üretim ilişkileri” arasındaki çelişkiye indirger. Bu yaklaşımda “üretici güçler” tarihin motoru durumundadır. Esasında, kapitalizme özgü olan, üretici güçlerin sürekli gelişimi, tarihin tüm safhalarının egemen ilkesi haline getirilmektedir. Diğer yaklaşım ise, Wood’un deyimiyle “tarihte burjuvazinin ruhunu görür.” Ticaretin sürekli artması ve yeni pazarların ticaret ağı içersine katılması kapitalizme doğru ilerleyen tarihin yolunu açar. Bu yaklaşımda kapitalizmi özgün bir üretim biçimi olarak ele almaktan uzaktadır. Ayrıca Wood, bu yaklaşıma, kapitalizm öncesi pazarların “fırsat” ilkesi etrafında şekillenirken, kapitalist pazarların herkesin tabi olduğu “zorunluluk” ilkesi etrafında şekillendiği argümanıyla karşı çıktı.

Wood, kapitalizmin tarihsel özgünlüğünü tartıştıktan sonra, kapitalizmin demokrasi ve modernizm ile olan ilişkisine daha doğrusu ilişkisizliğine değindi. Wood, söz konusu ilişkisizliğe değinirken, kapitalist ile burjuvazi arasında da bir ayrım yaparak, kapitalist mantık ile modernizm ve demokrasinin gelişimlerinin olduğu kadar, öznelerinin de farklı olduğunu vurguladı. Wood’a göre, modernizm ve demokrasi, Fransa’da, kapitalist-olmayan bir sınıf olarak burjuvazinin öncülüğünde halkın aristokrasiye karşı verilen mücadelenin ürünüydü. Tam da, kapitalist nitelikte olmaması, bu mücadelenin demokrasi unsurunu ve modernizmin ilerici özelliklerini barındırmasını sağlamaktaydı. İngiltere’deki kapitalist süreç ise, gelişimini yönlendiren sadece kar mantığı olduğundan, demokrasiye ve modernizme yabancıydı. Fransa’da burjuvazinin, aristokratik ayrıcalıklara karşı verdiği mücadele, İngiltere’de hiçbir zaman ortaya çıkmamıştı. Aksine İngiltere’de ortaya çıkan çatışmalar, kapitalist bir sınıf olan aristokrasinin ayrıcalıklarının korunmasına yönelikti. Bu karşılaştırmalı perspektiften hareket eden Wood’a göre, demokrasinin anlamı halk iktidarı olduğundan, kapitalizm ile demokrasi uzlaşmaz. Bu bağlamda kapitalizm, demokrasinin anti-tezidir. Çünkü hayatın temel ihtiyaçlarını metalaştırmıştır ve daha fazla alanı metalaştırarak demokratik hesap verilebilirliğin dışına çıkartmaktadır.

Ortaya koyduğu tarihsel perspektiften sonra, Wood, kapitalizmin içinde bir kurum olarak demokrasinin, kapitalizm ile ilişkisi üzerine fikirlerini sundu. Wood’a göre, kapitalizm, tarihsel bağlamda özgün bir durum olarak, “iktisadi” ile “siyasal” alan arasında bir ayrışmayı gerçekleştirdi. Bu, politik katılımın sınıfsal aidiyetlerden bağımsız olarak tanımlamasını ifade eder. Bu ayrım üzerine şekillenmiş olan bir demokrasi, kapitalizm için kabul edilebilir bir nitelik taşır. Çünkü ekonomik olarak eşitsizlik üzerine kurulu olan sistem açısından, siyasal eşitlik belirleyici anlamda önemli değildir.

Wood, yine de, kapitalizm içerisinde kazanılmış demokratik hakların çok önemli olduğunu, solun, geçmişte, demokratik hak kazanımlarına politik mücadele açısından yeterli önemi vermediğini belirterek, vurguladı. Bu vurgu, Wood’un, yakın gelecek için, ‘sol’un mücadele perspektifine dair önerisinin de içeriğini oluşturdu. Wood, yakın dönemde sosyalizmin kapitalizme karşı küresel bir alternatif olarak ortaya çıkmasının güç olduğunu ve ‘sol’un önündeki acil görevin kapitalizmin, kazanılmış olan hakları geri alma çabasının önüne geçmek olduğunu ve gündelik mücadelelerle de kapitalizm içersinde yapılabilecek bir şeyler olabileceğini belirtti. Ancak, konuşması sırasında ve sonrasında geçilen soru-cevap kısmında, kapitalizme karşı verilecek günlük ya da devrimci mücadelenin politik biçimi konusunda, “akademik” bir Marksist olduğunu belirterek, hiçbir somut öneride bulunmadı. Kendisinin, bir akademisyen olarak, yapabileceği tek şeyin, kapitalizmi çözümlemek olduğunu ifade etti.

Tarihsel perspektifini, politik mücadeleye dair bir öneriyle bütünleştirmemesi, bir eksiklik oluşturmasına rağmen, yaptığı iki uyarı son derece önemliydi: (1) solun, aslında kendine –ve tabii ki Aydınlanma’ya- ait olan, demokrasiyi ve modern değerleri liberal-kapitalist söylemden geri alması, onları kıskançlıkla koruması ve savunması. (2) Tarihsel materyalizmin, amaç bağlamında tüm tarihsel gelişmeleri işlevsel kılan bir “teleoloji” olarak değil, tarihsel gelişmelerin özgünlüğünü ortaya koyan bir “tarih bilimi” olarak yorumlanması gerektiği.

Ellen Meiksins Wood’un Türkçedeki Eserleri:

Kapitalizmin Arkaik Kültürü (1991; Yordam Kitap, 2007)

Sınıftan Kaçış (1986; Yordam Kitap, 2006)

Marx'a Dönüş (Monthly Review'dan derleme; Kalkedon Yayınları, 2007)

Sermaye İmparatorluğu (2003; Epos Yayınları, 2006)

Kapitalizm Demokrasiye Karşı (1995; İletişim Yayınları, 2003)

Kapitalizmin Kökeni (1999; Epos Yayınları, 2003)