Anasayfa > Güncel Yazılar > “Tasarım Vajina”lar ve Tasarlanan Hayatlar

“Tasarım Vajina”lar ve Tasarlanan Hayatlar

Osman Elbek

28 Mart 2018

İngiltere’de genç kadınlar için bir vulva rehberi yayımlandığı haberi[1] kaç kişinin dikkatini çekti acaba?

Ergenlik boyunca vulvanın görünümünün nasıl değiştiğini anlatan bu rehberi hazırlayan uzmanlar, rehber sayesinde genç kadınların bedenlerine güvenlerinin artacağını ve böylelikle "tasarım vajina" taleplerinin azalacağını umut ediyorlar.

Sorun İngiltere için hayati. Çünkü resmî veriler, sadece 2015-2016 yıllarında 18 yaşından küçük 200'den fazla kız çocuğunun labioplasti[2] ameliyatı olduğunu bildirmekte.

Öte yandan kimi haberler[3], yaşanan bu ameliyat salgınından 9 yaşındaki kız çocukların dahi kendilerini kurtaramadığına işaret etmekte.

İyi ama zenginliğin, refahın, demokrasinin yaygınlaştığının ve hatta “tarihin sonu”nun geldiğinin iddia edildiği bu dünyada, 9 yaşındaki kız çocukları vajinalarından neden utanıp iç ve dış dudaklarını yeniden şekillendiriyor?

Özgürlük

Veriler, İngiliz Ulusal Sağlık Sistemi’nin 18 yaşından önce bu ameliyatların yapılmasını tavsiye etmediğini, ancak 150’si 15 yaşından küçük olmak üzere 200 kız çocuğunun iki yıl içerisinde labioplasti operasyonu geçirdiğini gösteriyor.

18 yaş altındaki 200 kız çocuğu…

Aslında ne zor bir konudur şu 18 yaş sınırı: Öyle ya Türkiye’nin kabaca son on yıllık siyasi deneyimi, birey olarak iradenin yetkin biçimde oluşmadığı 18 yaş öncesi dönemde hayattan yalıtılmış mekânlara kapatılan çocukların başlarına nelerin geldiğini fazlasıyla gösterdi.

Peki ama İngiltere’de hayatın ve dünyanın tam orta noktasında özgürce soluk alan çocuklara ne oluyor?

Acaba bu kız çocukları, Türkiye’deki şansız akranlarının aksine özgürce nefes aldıkları bir ortamda başka bir tahakküm biçimine esir düşmüş olabilirler mi?

Beklenti

Gerçekten de dokuzlu yaşlardan itibaren labioplasti operasyonuna koşan çocuklar konusunda yapılan değerlendirmeler, pornografi ve sosyal medyada dolaşan fotoğrafların var ettiği “ideal” vajinal norm nedeniyle çocukların cinsel organları hakkında gerçekçi olmayan beklentilere kapıldıklarına işaret etmekte.

İngiltere Çocuk ve Ergen Jinekolojisi Vakfı başkanı, bedeni için operasyon talep eden “hastalar” arasında ameliyata gerçekten ihtiyacı olan birisine rastlanmadığını ifade ederek, kızların cinsel organları için sadece “Nefret ediyorum, alınmasını istiyorum” dediğini aktarmakta.

Özgürce soluk aldığımız bu uygarlıkta beklenti ölümcül, nefret bulaşıcıdır!

Esaret ve Özgürlük

Hiç kuşku yok ki labioplasti operasyonları, her şeyden önce İngiltere’de yaşayan kız çocuklarının Türkiye’deki akranlarının aksine eril bir ahlâk dayatması altında ezilmeden pornografiye, çıplaklığa, bedenlerini tanıma ve haz alma özgürlüğüne ulaştıklarına işaret etmekte.

Ama aynı zamanda bu operasyonlar, bakışı ve hazzı metalaştırarak erkeklerde “imkânsız iktidar” pratiklerine yol açan pornografi ve çıplaklık piyasasının günümüzde kadınları da kapsamına ve esaretine aldığını kanıtlamakta.

Daha önemlisi görmek zorundayız ki bu kız çocuklarının pornografi ve çıplaklık piyasası tarafından esir alınması, onlara feodal ve ahlâki bağları koparmada kurucu bir öznellik sağlamakta ve onları bu dünyada kişi olarak var etmektedir. Ama aynı zamanda bu piyasa, özgürleştirdiği bireyleri tek tip bir görüntü ve algının içerisine hapsederek esir de almakta.

İşte birbirlerinden ayrıştırılamayacak bu özellik nedeniyle günümüz dünyasında mahkûm olduğumuz özgürlüğe, devlet ve/veya ahlâk kurumlarının yasaklamasıyla ulaşılamayacağını artık kabul etmeliyiz. Çünkü özgürlük, çeşitli iktidar pratiklerine esir düşen insanların, kendilerini esaret altına alan pratiklerle yüzleşip onları aşabilmeleriyle mesafe katettikleri bir yoldur.

İnsandan Müşteriye

Sağlık alanı, konu örneğinde yaşandığı gibi “hijyen”, “fonksiyon” ve “uyum” gibi başlıklar sayesinde tahakküm pratikleri üreten bir zemindir. Bu bağlamda feodal bağları acımasızca koparan çıkar güdüsünün ve birey olarak ötekinden farklı olmaya çalışma takıntısının boyunduruğuna girmiş olan bilgi toplumu uygarlığı, bu dünyada herkesi birey olarak kendisine yatırım yapıp “değer” kazanmasını şart koşmaktadır.

Üçüncü bin yılın dünyasında sosyal ve ekonomik sermayenin var ettiği kültür dünyasının normları uyarınca “sağlık” satan tıp kurumundan alınacak çeşitli ürünler sayesinde kişisel statüler kazanılmakta ve hayatlar bu çerçevede tasarlanmaktadır.

Aslında bu “satın alma” işlemi, neoliberal iddianın tam aksine kişinin birey olarak kendisini yetersiz gördüğünü, kişisel özgüvensizliğinde boğulduğunu ve “insan” olarak yaşadığı bu kişisel özgüvensizliği, değerler satın alan bir “müşteri” olarak aşmaya çalıştığını kanıtlamaktadır. İşte tam da bu nedenle insan, piyasaya yeni sürülen ceptelefonu, televizyon ya da araba gibi kendisine statü kazandıracak bir sağlık ürününe ücret ödeyerek sahip olma arzusunu her daim yaşamaktadır.

Bununla birlikte satın almanın kendisi bir değer olarak tanımlandığı için satın alınan “mal”ın niteliği görece önemini yitirmiştir. Bu bağlamda satın alınan burnun örneğin kokuları yeterli düzeyde algılaması, memelerin gerektiğinde kâfi düzeyde süt vermesi ya da yeni alınan vajinanın orgazma ulaştırabilecek özellikte olması ihmal edilebilir bir husustur. Çünkü amaç alınan ürünü kullanmak değil, aksine onu tıpkı bir tüccar gibi mübadele ederek (kişisel) değer kazanmaktır. Bu çerçevede Instagram, Facebook, Twitter gibi aracılar sayesinde her yaşanmışlığın ancak ötekine gösterilebilir bir ürüne dönüşünce anlam kazandığı bu dünyada, “hijyenik”, “güzel”, “ideal”, “fonksiyonel” ve “uyumlu” olarak tanımlanan bir sağlık ürününün ötekine gösterilmesi o malın sahibine doğrudan “sosyal sermaye” kazandırmaktadır.

Aslında Sağlık

Hal böyleyse kız çocukları arasından bugünlerde “in” olan vajinal estetik operasyonları ile hastalık ve sağlık arasında bir ilişki kalmış mıdır? Bireyciliğin kışkırtıldığı günümüz dünyasında bedenen ve ruhen gerçekten “farklı”, “öteki” ve “muhalif” olmak aslında sosyal (toplumsal) açıdan dostu olmamak ve yalnız kalmak anlamına gelen bir “hastalık” haline mi dönüşmüştür?

Sağlık alanında satın alınan ilaçların, cihazların ve gerçekleştirilen operasyonların -en azından bir kısmının- temel nedeni, aslında makro ve mikro iktidar odakları tarafından onaylanmak, kabul görmek ve tarihin akışında kişi olarak kaybettiği özgüveni yeniden kazanarak bu sayede eş dost edinmek midir?

Yaşadığımız hakikatin bir parçası eğer bu ise, gerçek anlamıyla sağlık, aslında düşene omuz vermek, evden kovulana yoldaşlık etmek, sürgüne gönderilene diyar olmak mıdır?

Aslında sağlık, olan biten her şeye “sağlık olsun” demeden, her birimizi sadece insan olduğumuz için, hem de tüm eksikliğimizle kabul edecek, onaylayacak, sarıp sarmalayacak, adına neoliberalizm denilen kuru ayazda bir başımıza bırakmayacak bir dostluk ve dayanışma ortamını var etmek midir?



[2] Labioplasti, kadın üreme organlarındaki iç dudaklar ve dış dudakları değiştirmeyi hedefleyen estetik ameliyat prosedürüdür. (Vikipedi)


labioplasti neoliberalizm özgürlük