Anasayfa > Güncel Yazılar > Vaporwave: İnternet Çağının Distopyen İlahileri

Vaporwave: İnternet Çağının Distopyen İlahileri

Baran Can Sayın

30 Ocak 2019

Müzik, insan soyuna her ânında eşlik etti. İki ayağının üzerinde durmayı beceren ilk insansı, elinde sımsıkı tuttuğu, korkunç bir cinnet içerisinde oraya buraya savurduğu dalın, çürümüş bir ağacın gövdesinde çıkardığı manasız gürültüye hayrandı. Babil’de kurban sunmakta olan bir rahip, davulların gümbürtüsüyle tanrılar karşısında haşyet ve tarifi imkânsız bir hürmetle ürperiyordu. Kılıcını duvardaki paslı çiviye asmış bir trubadur, lavtasının tellerine dokundukça uzak diyarlarda yaşayan sevgilisini hayal ediyordu. Sonra konçertolar, senfoniler, valsler... Otomobile, trene, uçağa; çeliği ehlileştirip dehşetengiz makinelere binen, devasa yapılara kendini hapseden, sükûta ve sabretmeye tahammülü kalmamış modern insanın caz çağı. Swing grupları. Dünya Savaşı’nın sonunda doğan bambaşka bir neslin, bambaşka arzuların sancılarıyla doğurduğu, yerleşmiş kalıpları var gücüyle sarsan rock n roll. Dans pistleri için funk ve disko, gece yarılarında karanlık hülyalara dalmak için metal. Seksenler, doksanlar ve iki binler. Büyük yıldızlar, yapım şirketleri, MTV ve televizyon.

Hayatımızdaki her köklü değişim, sanat dallarına da aynı şiddetle aksediyor. İnsanlık tarihini derinden etkileyen en büyük olaylardan biri, internetin gündelik yaşantıda artık vazgeçilmez bir konuma erişmesi de, elbette ki tabiatıyla müziğe tesir etti. Vaporwave, 2011 yılında internette doğuverdi. Kendinden evvel internette yayılan, kısa ömürlü diğer janrların, örneğin chillwave veya seapunk’ın aksine vaporwave, bir felsefeye yaslandığı için hâlâ yaşıyor. Peki, bu müzik türü, niçin ve nasıl doğdu?

Vaporwave, seksenlerin asansör müziğinin (muzak), popüler disko ve funk şarkılarının ve smooth caz parçaların 40 BPM’e dek yavaşlatılmış, kesilip döngü haline getirilmiş ve efektlerle deforme edilmiş bir kombinasyonudur. Bu akım, bünyesinde bir hayli lo-fi ve retro öğeler içermektedir. Bunun nedeni, ilk icracıların genellikle daha eski lo-fi müzik türleri olan hypnagogic pop ve chillwave’den koparak tarzlarını vaporwave dahilinde yenilemeleridir.

Öncüler

Akım, zikredildiği gibi birçok farklı kaynaktan besleniyor olsa da halitaya benzer cismini yontan belirli öncü şahsiyetler vardı. Halihazırda var olan deneysel elektronik müzik sahnesinden koparak başlı başına bir janr haline gelişi, Oneohtrix Point Never namı ile de bilinen Daniel Lopatin’in 2010 yılında Chuck Person mahlası altında Eccojams Vol. 1 albümünü yayınlamasıyla birlikte vuku buldu. 

Albüm, 1980'li, 1990'lı ve 2000'li yılların şarkılarından alınmış sample'ların tuhaf ve hipnotik, bitimsiz bir repetisyona dayalı olarak dizilişiyle ve bu parçaların yavaşlatılmasıyla oluşturulmuştu.

Bu albümle birlikte vaporwave'in filizlenip serpilmesi için müsait bir ortam yaratılmıştı. Eleştirmen Simon Reynolds'un Retromania kitabında öne sürdüğü gibi, bu yaratılar "bilgisayar çağında kapitalizmin nimetlerinin gölgesine gömülüp yiten ütopyacılık ve kültürel hafıza ile ilişkili" idi.

2011 yılında, janrın oluşturulması döneminde öncülük teşkil eden bir başka albüm yayınlandı. James Ferraro'nun Far Side Virtual adlı albümüydü bu. Lopatin'den etkilense de müzikal anlamda aralarında derin farklılıklar vardı: Ferraro'nun besteleri daha ritmik ve armonikti, dinlendiği vakit dinleyiciyi kaotik bir ambiyansa sürüklemek yerine dinleyiciye zevk veriyordu.

Fakat bu müzik türü için mihenk taşı, Vektroid’in 2011’de çıkardığı Floral Shoppe albümüdür. Albümün yalnızca kapağının dahi, vaporwave’in görsel sanat kaidelerini bütün hatlarıyla tanımladığı söylenebilir.[1]

Müzik, Nereye Gidiyor?

Ortaya çıkışının üzerinden henüz altı yıl geçmesine rağmen vaporwave sahnesi, underground’dan mainstream’e doğru yükseliyor ve hem dinleyici kitlesinin, hem de icra edilmesi fazlasıyla kolay olduğu için bu türde eser veren bağımsız bestecilerin sayısı gitgide artıyor. Vaporwave sadece amatör müzisyenler arasında yayılmıyor, birçok ünlü R&B ve hip-hop (şu an dünyadaki en popüler iki müzik türü) sanatçısı da vaporwave’in tekniklerinden esinleniyor. Travis Scott, Young Thug, Justin Bieber, Kanye West, keza Drake ve daha bir sürü sanatçının şarkılarında lo-fi öğelere ve sample’ların deformasyonu yoluyla yeni bir eserin üretimi yöntemine rastlanıyor.

Türün Felsefesi

2017’nin ocak ayında intihar eden Britanyalı müzik eleştirmeni ve kültür teorisyeni Mark Fisher, 2000’lerin başından beri yazmakta olduğu şahsi blogu “k-punk”ta ve yayımlanmış çoğu eserinde, popüler kültürün ve geç kapitalizmin bir kazısını yapmaya girişti, Derrida’nın “hauntology” kavramından yola çıkarak yeni bir müzik türünün hangi öğeleri muhtevasında barındırması gerektiğine işaret etti.

Marx’ın, Komünist Manifesto’daki ünlü “komünizm hayaleti” metaforundan etkilenen Derrida, hauntology konseptini bu tabir üzerine kurdu. Orada olan, ama aslında çoktan ölmüş; her şeye rağmen musallat olmaya, “haunting” eylemini ihdas etmeye halen muktedir.

Vaporwave’in öncüleri, tekno-kapitalizmi bir sonraki merhaleye taşımak için müzik yaptılar. Yaptıkları müziğin ürpertici derecede yabancılaşma duygusuyla dolu, karanlık bir distopya yaratmasını umup ardından bir ütopyanın gelişini ümit ederek bestelerini yazdılar.

Başlangıçta hakikaten kuvvetli bir kapitalizm eleştirisi barındıran akımın mensupları, modern tekno-kültürün öğelerini ve değerlerini, kiç taklitler yoluyla, karabasanı andıran, sakat, çarpık, melankoli ve nostalji hissiyle dolu bestelere ve karmaşadan ve yabancılaşmaya sürükleme arzusundan ibaret olan imajlara dönüştürdüler. Kısacası vaporwave, hızlandırmacılık (accelerationism) önermesi uyarınca hareket eden bir janr olarak tasvir edilebilir. Hızlandırmacılık kavramına göre kapitalizm durdurulamaz, ona direnmek de boşunadır; aksine daha da hızlandırılarak mutlak bir nihayete erdirilmelidir. Bu, gerçekleşmese bile bir devrime neden olabilir, bir devrime neden olmasa bile kapitalizmin yıkımı, insanlık için yegâne makul seçenektir. Bu düşüncenin temelleri, yirminci yüzyılın Kıta Avrupası filozoflarından Lyotard, Deleuze ve Guattari tarafından atılmış olsa da esasen 1990’larda Britanyalı filozof Nick Land tarafından sistematik bir hale getirilmiştir. “Hayat, bambaşka bir şeye dönüşmüştür artık,” der Nick Land, “ve biz, bu durumun durdurulabileceğini düşünüyorsak eğer, göründüğümüzden çok daha aptalız demektir.”[2]

Felsefi temelleriyle, kendine has sound’u ve kompozisyon biçimleriyle vaporwave, ilerleyen yıllarda müzik piyasasını iyice sarsacağa benziyor.



[1] https://www.esquire.com/entertainment/music/a47793/what-happened-to-vaporwave/

[2] Nick Land, Fanged Noumena: Collected Writings 1987 – 2007, Urbanomic/Sequence Press, 2013.

müzik vaporwave