Amazonlarla Birlikte Yanan Şeyler
2 Eylül 2019 Pazartesi
Zé Cláudio, kendi deyimiyle “ormanın çocuğu”ydu. Ormanda yaşıyor, ormandan geçiniyor ve kendisini ormanın parçası olarak görüyordu. Bu sürece sessiz kalamazdı. Bölgede yasadışı ağaç kesenleri, izinsiz çiftçilik ve madencilik yapanları ihbar etti, protesto eylemlerine katıldı, basına verdiği demeçlerle soruna dikkat çekmeye ve herkesi uyarmaya çalıştı. Onun mücadelesi, birilerini rahatsız etmişti. Ölüm tehditleri alıyordu.
Türkiye Halklarına Seçme ve Seçilme Hakkı Ne Zaman Verilecek?
28 Ağustos 2019 Çarşamba
Asıl soru şu: Kendinden başkasının seçimi kazandığını kabullenmek için, yani “halkın değişim arzusu”nu kabul etmek için en az iki kez seçim kaybetmesi gerektiğini İstanbul seçimlerinde belli eden AKP, malum illerde sürekli olarak kaybediyor olmasına rağmen tekrar tekrar milletin oyunu gasp edecek gücü nereden alıyor?
Bir Hakikat Üretme Aracı Olarak İtiraf Fiili ve Ahlâkı
23 Ağustos 2019 Cuma
Son iki yüzyılda bilimsel aklın muazzam gelişimi dahi bazı toplumlardaki inatçı bilmeme istencini çoğu noktada geriletebilmiş değildir. Bu toplumların ilerlemesini sağlayacak olan bilme istencine karşı âdeta kör bir direniş örgütlenir; sistematik gafletler, hıyanetler, benzeri az görülür saflıklar, görmeyi-duymayı reddeden bir anlayışla birlikte toplumu tevatür ve vesveseyle dolu bir cehalet cangılına mahkûm eder.
“Aslı Gibidir” Üzerine Notlar
13 Ağustos 2019 Salı
Aslı Gibidir, bir bakıma bu susmak halinin yoğrulduğu, uğultulu bir şehrin (Kent değil elbette!) Özyaşar’da bıraktığı kekemeliği, bu kekemeliğin onu beslediği ve anlatmaya zorladığı damarı açık eden bir hamle. Bu susmak hamlesi bir bakıma Ulus Baker’in daha önce belirttiği Wittgenstein formülünü akla getiriyor. “Wovon man nicht sprechen kann, darüber muss man schreiben”.
Woodstock “Ruhu”
8 Ağustos 2019 Perşembe
Her rock festivalinden sonra, karşı-kültüre ait olma nişanesi olduğu için, “Aynı Woodstock gibiydi,” sözü dillere pelesenk oldu. Aslında başımıza gelen şuydu: Sırf nostaljisine dayanılarak dünyayı barış, sevgi ve müzikle kurtaracak bir Amerikalı kahraman, bir nevi Süpermen, “daha” yaratıldı; gençlik alt kültürlerine özgürlük, dünyaya da barış dahil her şeyi getirebilecek bir kahraman.
1071 İmza: Eksik Varsa Ben de İmza Atabilir miyim?
5 Ağustos 2019 Pazartesi
15 Temmuz darbe girişimi imzacı akademisyenlerden “kurtulmak!” için yeni fırsatlar doğurdu. “Kör kör parmağım gözüne” misali, 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne denk gelecek şekilde çıkartılan bir Kanun Hükmünde Kararname ile imzacı akademisyenler FETÖ’cü olmakla, terör örgütüne destek vermekle suçlanarak işlerinden atıldılar. 2016 Ocak’ından bugüne geçen sürede Bu Suça Ortak Olmayacağız bildirisinin beş farklı evreden geçtiğini düşünebiliriz.
İnsan Üstünlükçülüğü: Hayvan Hakları Aktivistleri Neden Hâlâ “Solun Kimsesizleri”?
1 Ağustos 2019 Perşembe
Şüphesiz, bir ailenin uzun süreli bir dargınlıktan sonra yeniden bir araya gelmesini sağlayan şeydeki gibi, bu da sağlam bir çaba ve iyi niyet gerektir. Nasıl sosyal adaletçi hareketler hayvan hakları hareketini sahipsiz bırakmaya çok meraklı olmuşsa, hayvan hakları hareketinin de zaman zaman cinsiyetçi, ırkçı ve engellileri gücendiren mecazları yeniden üreten retorik ve stratejileri sahiplendiği de doğrudur.
Burası Bir Mahkeme-Ülke
29 Temmuz 2019 Pazartesi
Yeni Türkiye’nin yeni yargı rejiminin bir iyiliği varsa, aynı ağdaki insanları belki yolları birbiriyle hiç kesişmeyecekken bir adliye koridoruna sıralayabilmiş olması, oradan doğan yeni birlikteliklerin yolunu açması, diyebilir miyiz? Sanıyorum evet, diyebiliriz. Bunu, Coşkun’un dilinden de öğreniyoruz üstelik. Coşkun, davalara konu olan haberlerin ve karikatürlerin erişime kapatıldığını anlatırken yazıyor, “O döneme ilişkin belleğimiz silindi.”
Boris Johnson “İngiliz Trump” mı?
26 Temmuz 2019 Cuma
Ekranların sevilen dizisi Brexit’in yeni sezonu başlıyor! Yeni oyuncular! Favorileriniz! Herkes burada! (Yine de, eleştirmenler ratinglerin Washington’da geçen öbür komedi dizisi kadar yüksek olmayacağı konusunda uyarılarda bulunuyorlar). Muhafazakâr Parti’nin yeni bir lideri, Birleşik Krallık’ın da yeni bir başbakanı var. Boris Johnson bu pozisyona gelebilmek için uzun süredir uğraşıyordu.
Gündeliğin Kaba Estetiği
23 Temmuz 2019 Salı
Geçmişin araçsallaştığı ve bir referans olmaktan çıktığı, geleceğin anlamlı bir ütopya içinde belirmediği bir dünyada her şey şimdinin uzamına sıkıştırılır. Şimdi ise olup biten her şeyin belli bir ağırlığa, kalıcılığa dönüşmeden hızla akıp geçtiği kaygan bir zemin olur. Eylemler, fikirler, kanaatler kalıcı bir değere dönüşmeden hızla doğup ölürler.
Bir Dava Üzerine (II): Barış Özkul’a Yanıt
20 Temmuz 2019 Cumartesi
Yazar metne saçılır. Ben Geçgin’in tüm metinlerine saçtığı parçalarının bende bıraktığı genel imgeyi esas alarak yazıyor; ketlenmelere, rahat hissedemeyişlere bu imgeden yola çıkarak karar veriyorum. Yoksa Geçgin’in ya da başka bir yazarın “kişisel özellikleri”ni hiç bilmem, açıkçası bu özeliklerle ilgilenmem, öğrenmek için çaba göstermem de. Gerçekte, anlattığı şeyle bütünleşemeyen, ketlenen etten kemikten yazar değil, “yazının bizzat kendisi”dir.
Fark ve Patoloji
17 Temmuz 2019 Çarşamba
Bedensel ve ruhsal bir süreklilik içinde var olamayan, süreçleri aralıksız kesintiye uğrayan bir kafanın bozulan ekolojisi hakkında da düşünmek gerekli olabilir. Bu sayede çocuğun, karmaşık bilme, duyma, duygulanma, ifade biçimlerinin yarattığı bir uğultu içinde kaldığı belki fark edilebilir. Belki de etrafında olup bitenlerden korkan bir kafa, erken yaşlardan başlayarak bu karmaşaya karşı otistik bir daire yaratıyordur.
Uyan Kazakistan!: "Men Oyandım"
12 Temmuz 2019 Cuma
Uyan Kazakistan’ın işi zor, yolu uzun ve tuzaklarla dolu. Fakat ektikleri tohum büyümeye devam ediyor. Yakın zamanda ülkenin saygın üniversitelerinden akademisyenler de sosyal medyadan onlara açık destek mesajları yazmaya başladı. Nazarbayev rejimine “Ya önünüzdeki bu barışçı ve iyi hareketi seçer ülkeyi demokratikleştirirsiniz ya da şiddet hâkim olur ve yok olur gidersiniz,” diyor bunlardan biri.
"Neden Burada Yoksun?"
11 Temmuz 2019 Perşembe
Šehović, Što Te Nema? etkinliğini her yıl gittiği şehrin toplulukları, sivil toplum örgütleriyle birlikte organize ediyor. Anıt oluşturma etkinliği, şehrin önceden belirlenen bir meydanında ya da işlek bir yerinde o an orada bulunup katılmak isteyen herkesle beraber genellikle bütün gün devam ediyor. Gün sonunda kaldırılan kahve fincanlarıyla anıtın “kalıcılığı/ölümsüzlüğü” orada bulunanların katılımı, desteği ve iletişimine bağlı oluyor.
Yunanistan Seçimleri: Sağın Geri Dönüşü
10 Temmuz 2019 Çarşamba
Yeni Demokrasi’nin seçim vaatleri arasında vergiler ve istihdam dışında en çok öne çıkan konular güvenlik, düzen ve tabii ki mülteci meselesiydi. Mitsotakis şehirlerde yasanın egemenliğinin ve düzenin yeniden sağlanmasını, polisin daha çok varlık göstermesini vaat etti. İşgal mekânlarının boşaltılması, mültecilerle “yasadışı göçmenlerin” birbirinden ayırt edilmesi ve kontrol edilebilmeleri için yurtlara yerleştirilmesi gibi projelere değindi.
Geçgin'in Bir Dava'sı ve "Fazlalık"
9 Temmuz 2019 Salı
Bu yazıyı yazma nedenim de, benim için bir vesileye, bir tetikleyiciye dönüşen bu “iddiasızlık” tespiti aslında. Özkul’un da, Akkoç’un da üzerine konuştukları şey bir edebiyat metni olsa da pek önemser görünmedikleri şu dil meselesi. Özkul’un “ilginç” bulduğu, Akkoç’un “bozukluk” dediği, bana ise çoğu zaman bir “fazlalık” olarak görünen kimi dilsel “kullanımlar”.
Danimarka’da Her Şey Güzel Olacak mı?
8 Temmuz 2019 Pazartesi
5 Haziran’da Danimarka’da genel seçimler yapıldı ve parlamento yenilendi. İktidardaki merkez sağ koalisyon, parlamentodaki çoğunluğunu kaybederken, Sosyal Demokratlar önderliğindeki Sol Blok sandalye sayısı itibarıyla %52’lik bir çoğunluk elde etti. Sol Blok’u oluşturan dört parti arasında yirmi gün süren hükümet kurma pazarlıkları sonucunda, diğer üç partinin dışarıdan desteğini alan Sosyal Demokratlar bir azınlık hükümeti kurdu ve 27 Haziran’da göreve başladı.
Hakikati Söylemek
7 Temmuz 2019 Pazar
Atina'da yurttaşların demokratia dedikleri kavramın üç temel bileşeni vardır: eşit konuşma hakkı (isegoria); eşit katılım (isonomia) ve parrhesia, yani özgürce konuşabilme hakkı. Bugünkü yurttaşlık kavrayışında oldukça ütopik duruyor bu haklar. Sokrates'in soru ve cevaplardan oluşan diyaloğu, parrhesia'nın temel tekniğidir. Parrhesia Atina'da iyi vatandaşa özgü kişisel ve etik bir tutum olarak da kabul edilir.
İstanbul Seçiminin Ardından: Plebisiter Liderliğe Karşı Kitle Demokrasisi
5 Temmuz 2019 Cuma
23 Haziran Pazar günü yapılan İstanbul Belediye Başkanlığı seçiminin, yerel seçim mahiyetini aşıp ülke genelinde bir genel seçim havasında yaşandığı herkesin ortaklaştığı görüşlerden biri. 23 Haziran seçimi, iktidar nezdinde icraat ve hizmet propagandasının artık yetmediği bir zeminde, kutuplaştırma ve damgalama siyasetinin şiddetini arttırdığı bir süreç oldu. Muhalefet nezdinde ise seçim süreci demokrasi alanında verilen bir mücadele olarak görüldü.
Heteroseksist Abluka (II): "Fuhuş" ve Kadın Düşmanlığı
4 Temmuz 2019 Perşembe
Fuhuş, daima, mizojininin ahlâkçı ambalajlarla sarmalanmasının pervasızca billurlaştığı bir mesele olagelmiştir. Gerçekten de, fahişelik ile patriyarka ilişkiselliği, esasında bir “kriz” olarak AIDS’le oldukça paralel bir tarihsel ortaklaşma sergilemiş olan frengi özelinde de karşımıza çıkar ve kararlı bir sürekliliğe işaret eder. Fransız Devrimi ile birlikte, kadınlar birey kabul edildiği ve kocanın tiranlığı kaldırıldığı halde, “koca ile karısı” arasında eşitlik kurulmadı. Geç 19. yüzyılda, bütün Avrupa'da ve Amerika'da kadınlar, kocalarının yasal vesayeti altındaydılar.
Heteroseksist Abluka (I): Geç Osmanlı ve Erken Cumhuriyet Üzerine Notlar
3 Temmuz 2019 Çarşamba
Ulus-devletlerin formasyon sürecinde ırkçılığın bilimselleştirilmesi, esasında bilimin ve bir tür “insan mühendisliği” olmaya soyunan biyomedikal tıbbın, siyasal teknolojilerin rafine edilmesinde işe koşulmasının tarihsel prototipini oluşturmuştur. Soyluluk diskuruna dayanan ırkçılıktan maşizme, militarizme, eril cinsiyetçiliğe, oradan da homofobiye giden bir “kral yolu” vardır ve bunun zeminini de normatif ahlâkçılık döşer.
31 Mart’tan 23 Haziran’a
1 Temmuz 2019 Pazartesi
31 Mart’ta yapılan yerel seçimleri Millet İttifakı adayı Ekrem İmamoğlu çok küçük bir farkla kazandı. Seçim sonrası yaşanan “hukuki” süreç sonucu seçimin yenilenmesine karar verildi. 23 Haziran’da yenilenen seçimlerde Ekrem İmamoğlu farkı 800 bine çıkardı. Seçim öncesi yapılan bazı anketlerde bu kadar fark “tahmin” edilmişti, fakat anketlere güven pek kalmadığı için bu fark yine de sürpriz sayılabilir.
Hume’un Nedensellik Analizi Üzerine Bir İnceleme
26 Haziran 2019 Çarşamba
Nedensellik, gerçekleşen her olayın bir nedeni olduğunu ve aynı koşullar altında aynı nedenlerin aynı sonuçları doğuracağını belirten bir kavramdır. Öyle ki, bilginin edinimi, sürdürülebilirliği ve meşruiyeti söz konusu olduğunda nedenselliğe verilen önem, onu basit bir kavramdan ziyade bir ilke olarak kavratmak eğilimindedir. Bu açıdan, nedenselliğin halihazırda verili bir kavram olarak düşünüldüğünü söylemek de mümkündür.
Bir Dönem Kapanırken
22 Haziran 2019 Cumartesi
Demokrasilerin en büyük özelliği hükümetin iktidardan seçimle uzaklaşmasıdır! Yani, iktidarın kansız ve sarsıntısız, sandıkla değişebilmesi... Demokrasinin ilk koşulu budur, diyor Popper. İnsan hakları, basın özgürlüğü, anayasa, sınırlı devlet, hukukun üstünlüğü vs. Bunlar demokrasiyi tamamlayan, olmazsa olmaz kavramlar... Fakat ilk koşul iktidarın seçimle gitmesidir. Gidebilmesidir! Türkiye -bir kez daha- demokrasi sınavı veriyor.