Anasayfa > Birikim Arşiv > 103 - Kasım 1997 > Yeni Bir Örgütlenme Tarzı

Yeni Bir Örgütlenme Tarzı

Ankara 100. Yıl Yerel İnisiyatifi | (Sayı : 103 - Kasım 1997)

Yeni bir örgütlenme tarz

Partimizin kuruluşu ardndan doğal olarak, içe dönük örgütlenme çalşmalar esas alnmş ve bu görevi önemli ölçüde başarlmştr.

Gerek geçmiş deneyimler, gerek bu sürede karşlaştğmz sorunlar; yeni bir atlm için ikinci aşamada, yapmamz gerekenler hakknda bizlere önemli ipuçlarn vermektedir. Program ve tüzüğümüzde genellenmiş ve söylemlerimizle deklare edilmiş bu ipuçlarn üç başlkta ele alabiliriz. Bunlar;

Sokaklardan iktidar hedefi ve gerekçesi,

Emaneti gerçek sahiplerine teslim etmek,

Geriye çağrma ilkesinin parti yaşantsna ve çalşma anlayşna uyarlanmasdr.

SOKAKLARDAN İKTİDAR HEDEFİ VE GEREKÇESİ

Diyalektik bize; karmaşk bir yapnn, organizma veya toplumsal sistemin; kendi zdd ile mücadelesinin devam ettiği sürecinde; en zayf halkalarndan doğru çürüdüğünü, karştnn güçlendiğini ve giderek hâkim duruma geçtiğini öngörür. Dolays ile; “düzen değişikliği iddiasnda olan bir parti, mücadele ettiği sistemi her yönüyle iyi tanmal, güçlü ve güçsüz olduğu yönleri iyi bilmeli, güçlerini ve çalşmalarn odaklaştracağ noktalar iyi tanmlamaldr. Ancak bu şekilde; kendiliğinden bir mücadelenin zaaflar yerine; strateji ve taktikleri arasndaki diyalektik birlikteliği iyi kurgulanmş bir mücadele perspektifi oluşturabiliriz.

ÖDP ortaya çkş amac ile birlikte, bu mücadele perspektifinin en azndan genel prensiplerini kurgulamş olmaldr (programnda zayf da olsa bu kurgu vardr). Kuruluş ve inşâ çalşmalar ile birlikte ise; bu stratejisinin açlmlar olan çeşitli taktiklerini adm adm uygulamaya çalşmaldr.

Ülkemiz açsndan bakldğnda; mevcut sistemin en zayf halkalarnn nereler olduğu konusunda yllardr çeşitli görüş ve kurgulamalarn bulunmas, “SOL’u” güçlerini birleştirme ve mücadelelerini ortaklaştrma konusunda, ayrlklarnn temelini oluşturmuştur. Şimdilik, bu konuda bir tartşmay başlatmak ÖDP açsndan, abesle iştigal olacağ kanaatindeyiz. Çünkü biz ÖDP olarak bunu yaşayarak öğreneceğiz. Şu dönemde yaplmas gereken, en azndan, “Yaşayarak öğrenmenin” kanallarn açk tutmak olmaldr. Program ve tüzüğümüz ve bir buçukyllk parti söylemlerimiz, bize değiştirmeyi iddia ettiğimiz mevcut sistemin en önemli zayf halkalarndan birinin “Sokaklar” yani “yaşam alanlar” olduğu yorumunu vermektedir.

Öte yandan partimizin iktidar hedefini gerçekleştirmesi ve gelecekte iktidarn koruma ve güçlendirmesi açsndan düşünüldüğünde, sokaklardaki gücü, başarl olup olmayacağn belirleyecektir. Bu yüzden; “Yaşam” alanlarnda örgütlenme ve çalşma prensipleri açsndan genel bir formülümüz olamazsa dahi, baz genel doğrular, geçmiş deneyimlerimizden çkarma imkânmz da vardr.

• “Sokaklar”n denetlenmesi çok zordur.

• “Sokaklar”da bizlerin örgütsüzlüğü geçici zaaf, sistemin örgütlenmesi çok zordur.

• “Sokaklar”, mevcut sistemin ekonomik, sosyal ve kültürel bask sömürü çelişkileri açsndan, en yoğun yaşanldğ alanlardr.

• Dost kitlelerimiz açsndan ortak çkarlarn en yoğun yaşanldğ alanlardr.

• “Sokaklar”n kendine has irade ve hukukunu oluşturmak kolaydr.

• “Sokaklar”da olaylar destans bir şekilde kulaktan kulağa en hzl iletişim araçlarndan daha hzl yaylr. Dolays ile kendine has propaganda araçlar vardr. Yaşam alanlar dinamik, sürekli yer değiştiren ve göç eden-göç alan bir kitle yapsna sahip olduğundan, doğru uygulamalar, hzla ülke genelinde yaylmaya müsait bir ortam gösterir.

• Yaşayarak öğrenmeye denk düşen, alternatif örneklemeleri hayata geçirme olanağ vardr.

• Mevcut sistemin güçlü halkalarna karş direnişin ve zorlamann, uygulanabileceği alanlardr.

• Sokaklarda çalşmak, gündelik yaşamn “skc” tekdüzeliğine katlanmay, sabrl, alçakgönüllü bir kişiliği gerektirdiğinden, “entellektüeller” için pek de çekici değildir. Çünkü “her şeyi bilen” arkadaşlar için, “ilk önce sokaklardan öğrenip; sonra sokaklara öğretmek” boşa bir çabadr.

• Sokaklarn, yani yaşam alanlarnn önemine uygun, örgütlenme ve çalşma prensiplerini oluşturmak ve hayata geçirmek oldukça zordur. Çünkü sokaktan sokağa, yöreden yöreye farkllk gösteren bu alanlarn tümüne uygulanacak bir formül yoktur ve olamaz.

Partimizin çeşitli yerel örgütlerinin, kendi pratiklerinden çkaracaklar, yerellerine uygun “örgütlenme ve çalşma prensipleri”, bütünlük açsndan, baz genellemeleri de zorunlu klmaktadr. Parti merkezi örgütlerimizin üzerinde olan bu görev; önümüzdeki süreçte dikkate alnmaldr. Yazmzn son bölümünde değineceğimiz ve birbuçuk yldr parti kamuoyunda tartşlmasn istediğimiz; Ankara il ve esas olarak Çankaya ilçe yerel örgütümüze ilişkin önerilerimizin, bu konuda yardmc olacağ inancndayz.

EMANETİ GERÇEK SAHİPLERİNE TESLİM ETMEK

“Emaneti gerçek sahiplerine” teslim etmeme niyetinde olan baz arkadaşlar, bu ilkeyi sokaklarn partiye hâkim olmas, partinin laçkalaşmas, örgütlerin sokağa teslim edilmesi olarak alglyorlar ve itiraz ediyorlar. Bu arkadaşlar dolayl olarak “kitleselleşmeye” de karş çkyor; “Sokaktaki adamn tercihi ve layk olduğu; bugünkü düzen ve iktidardr. Ben onun seviyesine inmem” gibi ferasetli laflar ediyorlar. Bu “kulüp entelektüelleri”, bir ağacn tepesindeki yaprak misali, toprakla temas edip “kirlenmeyi” başkalarna braktklarndan; parti binas dşndaki yaşama kendilerini kapamş dervişlere benziyorlar. (Üstelik bu yapraklar(!) fotosentez de yapmayp, çay içip sohbet etmeyi, parti çalşmas olarak yutturmaya çalşyorlar.) Bu hazrlopçu anlayşlar unutmamaldr ki; ağacn tepesindeki yapraklar dahi, bir süre sonra toprağa düşerler. Esas olan kök ve gövdedir!

Partimizin ortaya çkş amaçlar ve hedef kitlesi açsndan bakldğnda; emanetin birçok sahiplerinin olduğu aşikârdr. Dolays ile emanetin gerçek sahiplerine teslim edilmesinde baz ilkeler ve çalşmalarn olmas gereklidir.

• Emanetin kendilerine ait olduğunu kitlelere anlatabilmeliyiz. Yani; kitlelerin somut sorunlarndan hareket ederek, bu sorunlarn çözüm yollarnn, bizzat kitlelerin ve/veya kitle örgütlerinin katldğ üretimle oluşturulmuş olan “iktidar programnn” hayata geçirilmesiyle mümkün olduğunu anlatmamz gerekmektedir.

• Emanet işlevsel olmaldr. Yani, kitlelerin elinde bir mücadele arac iddiasndaki partimizin, hedeflenen mücadelenin başarlmasna hizmet edecek donanmlara ve özelliklere sahip olmas gerekmektedir.

• Bu emanetin, hedef kitleler tarafndan doğru kavranlmas ve sahip çklmas gerekmektedir. Yani aracn ne işe yaradğn, nerede, nasl kullanacaklarn iyi bilmeleri gerekmektedir.

• Emanetin bütünsel olarak sahiplenilmesi gerekmektedir. Yani, çeşitli dost kesimler arasnda paylaştrlmş değil, ortaklaştrlmş hedeflerde kullanlmaldr. Bu yüzden, “ittifaklar ve cephe” politikamzn netleşmesi gerekmektedir.

• Emaneti tanma ve kullanmn öğrenmenin metodu; denemek ve snamaktr. Yani kitlelerin parti çalşmalarna katlmasn, inisyatif kullanmasn ve yönetim birimlerinde görev almalarn sağlayamazsak, partimizi sahiplenmeleri ve korumalar oldukça zayf bir ihtimaldir.

• Emanetin doğru bir şekilde kullanlabilmesi için, ilk başlarda da olsa, kullanm klavuzunun yannda, öğreticilere de ihtiyaç vardr. Yani, partimizin yerel örgütleri, yaşam ve çalşma alanndaki birimleri ile tüm üye ve kadrolarna bu konuda, büyük görevler düşmektedir.

Bu ve benzeri ilkeler; partimizin, niçin-nerelerde-nasl örgütleneceğinin ve çalşma prensiplerinin neler olmas gerektiğinin cevaplarn verecektir. Bu ilkeler ayrca; parti içi örgütlenme şemamz ve çalşma prensiplerimizi de yönlendirecektir.

GERİYE ÇAĞIRMA İLKESİNİN PARTİ YAŞANTISINA UYARLANMASI

Parti program ve tüzüğünde bir cümle ile değinilen ama kollektif çalşmay esas alan, şef ve peygamberler yaratmann önüne geçebilecek, yeni ve dinamik kadrolarn önünü açabilecek, parti hedef kitlesinin parti çalşmalarnda ve yönetiminde söz ve karar sahibi olmasn sağlayabilecek bir yöntem olan “geriye çağrma” ilkesi, hzla uygulamaya sokulmaldr. Hasbel kader yönetimlere gelmiş deneyimsiz ve işin gereğini yerine getiremeyecek arkadaşlarn da, fazla skntya girmemelerini sağlayacak bu yöntem, gereği şekilde işletebilinirse, partimiz sürekli bir gelişmeyi ve dinamizmi yakalar. Geriye çağrma bir kan değişimi, bir taze kuvvet, bir işi uzmanlarna yaptrabilmek olarak alglanmaldr. Bir bask, ayak kaydrma olarak kullanldğnda, parti içi kaosa neden olur.

GERİYE ÇAĞIRMA YÖNTEMİ NASIL OLMALIDIR?

Geriye çağrma yöntemi, yukardan aşağya merkezî örgütlenmelerde hayata geçemez. Ancak iş ve eylemlilik üzerinden, aşağdan yukarya örgütlenme biçimine özgü bir yöntemdir. Geriye çağrma yöntemine uygun örgütlenmede, atama değil, görevlendirme vardr. Her görevlendirilen, görevlendirildiği alt çalşma alan içerisinde bulunmak zorundadr. Dolays ile performans, çalşma anlayş kendi alt sorumluluk alannda snanr, denetlenir ve yeterli görülmezse, yerine bir başkasnn her an görevlendirileceğini bilir.

Sözde herkes tarafndan kabul edilen bu ilke, baz gerekçelerle, şimdiye kadar, parti yaşantmzn bir gerçekliği haline getirilememiştir. Bu engellemelerin altnda yatan gerçekleri bulup çkarmazsak; partimizin büyük iddialar kâğt üzerinde kalacak ve partimizin kitleler elinde bir mücadele arac olamayacaktr. Aşağda özetlemeye çalşacağmz bu tür hastalklar bir an önce tedavi etmek hepimize düşen görevdir.

1. Entel gevezeler: bu tür düşünce ve bakş açsnda olanlar, gerek parti kuruluş sürecinde, gerekse 1.5 yllk gelişmede, bol bol laf ebeliği yapp iş üretmeyen, parti çalşmasn, il, ilçe binalarnda oturup çay sohbetleriyle sürdüren, çeşitli parti toplantlarnda kürsüye çkp, dağarcklarnda her derde deva söylemleriyle ilgi(!) toplayan, partimizin vazgeçilmez unsurlardr. Bunlar İŞ olduğu zaman ortadan kaybolduklarndan, pek zararl saylmazlar!.. Geriye çağrmann felsefi boyutuna taklrlar.

2. Şeflik anlayş: Bu türden anlayşlar, genellikle geçmiş çalşmalarnda grup şefliği (?) veya yöneticilik yapmş, çobansal dürtüleri ağr basan, iş yapmak değil, iş yaptrmak ve emir vermek alşkanlğnda olan anlayşlardr. Şu anda partimizde (Allah eksikliğini göstermesin), bunlardan bolca var. Bu anlayşa sahip olan arkadaşlar, şefliklerinin devam etmesi dürtüsüyle, “grup hukuku, mutabakat, temsiliyet, farkl zemin ve platform” gibi düşünceleriyle kendilerini hemen belli ediveriyorlar. Partimize zarar veren en kötü anlayş budur. Çünkü; koltuk ve erk meraklar, kariyerist ve grup refleksçi yaklaşmlar, partisel bütünleşmeyi ve kitlelerle kaynaşmay zaafa uğratmaktadr. Kendilerinin bir gün geriye çağrlabileceğinden ürkerek direnmektedirler.

3. Reklamclar: Partiyi sadece kendi reklam arac olarak gören bu anlayş, fazla etliye sütlüye karşmayan, annelerine artk ÖDP’li olduklarn söyleyen, aşkn ve devrimin partisinin aşk ksmna taklan, kendilerine has klk ve davranşlaryla, parti mekânlarn en kötü kullanan bu anlayş; aslnda parti içindeki en zararsz anlayştr. Kendi platformcuklarnda, kendi yağlaryla kavrulurlar. Geriye çağrma ilkesinin varlğndan bile haberdar değildirler.

4. Dernekçiler: Parti çalşmas ile dernek çalşmasn birbirine karştran bu anlayş; partinin gelişmesinde en büyük zararlara neden olacak anlayşlardandr. Demokratik kitle örgütleri ve sendikalarda edindikleri alşkanlklar partiye taşrken, partide edindiklerini de yanlş bir şekilde kitle örgütlerine taşmak gibi bir zaafiyete sahiptirler. Geriye çağracak babayiğit ararlar.

5. Orta yolcular: Bu anlayş; görüntü ve birlik ad altnda, parti içi olumsuzluklar görmemezlikten gelen, sorunlar ileri bir tarihe erteleyen, parti içinde niceliksel gücüne güvenerek bekle gör politikas izleyen bir bakş açsna sahiptirler. Geriye çağrmann parti üyelerini üzeceğini savunurlar.

6. “Biz bu konuyu henüz tartşmadkçlar”: Grupçu anlayşn bir tezahürü olan bu anlayş; kendisinin önermediği ve tartşmadğ konuyu geçerli saymamakta, devrimci bir etik olan; “öneri sahibine inisyatif tanma” ilkesini reddetmektedirler. Herkes bunlarn meseleleri tartşmasn ve “anlamasn” beklemek zorundadr. Geriye çağrma ilkesinin doğru olduğunu ancak; tartşma gündemlerinin yüzüncü srasnda olduğu için uygulanmasnn alt yapsnn olmadğn iddia ederler.

7. Sk solcular: Bu tür anlayş sözde ve eylemde çok keskin görünerek, pratikte parti çalşmalarnn can skc (!) günlük işlerinden kaytarmay amaçlar. Bunlar için yerel inisyatifler, kitle, halk, mide bulandrc kavramlardr. Acayip sosyalisttirler. Snf, snf ideolojisi, çelik disiplinli parti ve kadro hareketinden dem vururken snf içinde çalşma azimlerinin, partinin sosyalist olduğunu açklamamasndan dolay zayfladğn iddia ederler. Simgelere ve şablonlara aşr düşkündürler. Alntlara ve tarihe çok merakldrlar. Şimdilik güçleri zayf olduğundan partide sessiz sedasz izleyici konumundadrlar. Bunlar da, grup hukukuna, var olabilmelerinin vazgeçilmez şart olarak sarlmaktadrlar. “Geriye çağrmay yukardan aşağ uygulamak gerekir” demektedirler.

8. Müzmin muhalifler: Parti içindeki mevcut anlayşlara, çalşma şekline sürekli karş çkarlar. Mevcut gruplaşmann herhangi birine endeksli olmadklarndan, yazl ve sözlü önerileri pek dinlenmez. Hep muhalefette kalmak kaderleridir. Çeşni için de olsa, partide bulunmalarnn faydas vardr. Çünkü partinin geleceği bunlarn elindedir. Geriye çağrma ilkesi ile ilgili, şimdiye kadar dişe dokunur tek çalşmay, maalesef bunlar yapmştr.

9. Hiçbir kategoriye girmeyenler: Kendinize ve etrafnza şöyle bir bakn. Şayet yukardaki hiçbir kategoriye girmiyorsanz bize yazn!.. Çünkü nesliniz tükenmez üzere, koruma altna alnmanz gerekiyor...

“Geriye çağrma ilkesi”ne uygun örgütlenme modelimizle ilgili görüşlerimizi, 100. YIL Yerel İnsiyatifi olarak, daha önceki broşürlerimizde, geniş olarak, tüm parti kamuoyunun tartşmalarna sunmuştuk. Genel kabul gören bu görüşlerimiz; henüz sürecin olgunlaşmadğ gerekçesiyle ve “Bizler henüz tartşmadk” bahaneleri ile sürekli ertelenmişti. Bu yeni aşamann sorumluluğunu yüklenecek olan yönetim birimlerimizin; geçmiş “atanmş yönetimler” gibi davranmayacağn ümit ediyoruz...

Ankara 100. Yl Yerel İnisyatifi’nin Bildirisi