Anasayfa > Güncel Yazılar

“Aslında…”yı Okumak yahut Edebiyat ve Sinema İlişkisini Yeniden Düşünmek

20 Temmuz 2018

Asım Öz

Ercan Kesal’ın “Aslında…” kitabı kudret ve zaaflarıyla senaryo ile yönetmenlik meselelerini ele alıp irdelemek bakımından oldukça faydalı. Keza kendisinin senaristliği ile edindiği deneyimler başlı başına önemli. Buna göre senaryo edebiyattan ibaret olmayıp, yönetmenin bakışıyla biçimlenen faklı ...

Gece, Gündüz ve İktidar

18 Temmuz 2018

Latif Yılmaz

Geceyi düşünmek beraberinde gündüzü, zamanın kullanımını ve üretilme biçimlerini de düşünmemizi gerektiriyor. Gece ve gündüz arasındaki ilişkiyi tartışırken karanlık ve aydınlık, ölüm ve yaşam, kamusallık ve mahremiyet gibi kavramlar üzerinden de bir okuma pratiği geliştirmek gerekir. Meseleyi ba...

Gramsci Türkiye’de

16 Temmuz 2018

Aslı Vatansever

İroni, hayatın insana nanik deme biçimidir. Hayata dair tüm tanımlarımızın illa ki gelip dayandığı iki kapının -hiçlik ve ebediyetin- arasında anlık bir cereyan gibidir. O cereyanı yakalayabilenler için önce melâli öğreten, sonra da kalenderliğe götüren bir ders, üşütürüz korkusuyla kapıları kapa...

"Oldu mu Bu Kurbanım?”: Hamdoş’un Ardından...

14 Temmuz 2018

Mehmet Nuri Gültekin

Bazı kayıpların ardından konuşmak zor, yazmak kifayetsizdir. Çünkü kaybettiğinizin hâlâ yanınızda, yakınınızda olduğunu sanır, birazdan onunla hemen karşılaşıverecekmişsiniz gibi tuhaf ve çocuksu bir hisse sahip olursunuz. İnanmak istemeyiz duyduğumuza, hatırladıklarımız kısa bir süreliğine perde...

Lefkoşa Suriçi ve Ulus Baker Göçebeliği

14 Temmuz 2018

Sıla Tanilli

Ulus üzerine ölümünden bu yana sayısız kez yazılıp çizildi. Dostları, öğrencileri, okuyucuları, dolaylı olarak etkilediği insanlar, bizler, onun veda etmeden gidişine -bir görüşe göre tükenişine/kendini tüketişine- bir yanıt arayarak, hem ince bir kızgınlıkla karışık özlemlerimize derman bulmak h...

Bir "Tıp Felsefesi" İçin Derkenar (II): Taşra, Hikâye ve Ötesi

15 Temmuz 2018

Özen B. Demir

Bilgin/bilgiç pozlarıyla "doktorluk"tan ziyade, hekimliğin bilgelik erdemlerinin neşvünema bulabileceği olanaklar, Hipokratik tıp anlayışına içkin gibi gözükmektedir. Biraz da anakronik olma riskini göze alan bir olanaklılık arayışı veya bir okuma biçemi ile ortaya serilebilir. Kökeni itibarıyla ...

Bir “Tıp Felsefesi” İçin Derkenar (I): Hippokrates Okumaları

12 Temmuz 2018

Özen B. Demir

Dönemin Paris hastaneleri, yine döneme ait gravür veya oyma-taşbaskılardaki tabut taşıyan figürlerden de anlaşılabileceği gibi, “ölümün kapısı” haline gelmişlerdi. Neticede, fiziksel tanılar lezyonun bulunabilmesine yardım ederken, otopsi de önceki tanıların yeniden yorumlanabilmesini, değerlendi...

İslâmi Rönesans Çabalarının Jeopolitiği

10 Temmuz 2018

Doğancan Özsel

İslâm kültürünün topos’u, özgürlüğün ve sonucu kestirilemez diyalogların yeri olan açık bir kent meydanı olarak değil, esirgeyen ve kimliklendiren bir kapalı hacim, içerisinde barındırdığı çeşitliliklere belirli odaların tahsis edildiği bir hane olarak düşünülüyor. Hane ve çanak benzetmelerinin b...

Direnişi Hatırlamak (III): Hepimiz Adına

09 Temmuz 2018

Sanem Su Avcı

Bir yıl öncesini, Yüksel Direnişi’nin en çok ses getirdiği o günleri hatırlamak istediğimde belli başlı birkaç imge karşılıyor beni: O küçük meydanı dolduran kalabalıklar, çiçekler, polis saldırıları, masal kitabı okumak için Yüksel’e gidenler, destekçilerden oluşan bir çemberin ortasında durmakt...

Yahya Kemal ile Ahmet Haşim Arasında

07 Temmuz 2018

Özgür Taburoğlu

Tanpınar’ın, Yahya Kemal’in son dönemine ve Haşim’e genel olarak atfettiği, “şiiri feda etmek” ifadesi, şekle ya da manaya dile geleni teslim etmek, dünyevi bir kaygıya, şöhrete örneğin, teslim olmak anlamını taşır. Şiirin, belki de hiç dolmayacak boşluğunu, şiir-dışı bir kaygının etkisiyle zorla...

Soylulaştırma ve Seçkinler

06 Temmuz 2018

Safiye Altıntaş

20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren -özellikle kent merkezlerinde- gözlenen değişimleri açıklamada kullanılan soylulaştırma (gentrification); 1950’lerde başladığı gözlenen, 1964’te İngiliz sosyolog Ruth Glass tarafından kavramsallaştırılan ve N. Smith’in (2006) ifadesiyle de 1980’li ve 1990’l...

“Mülteciler mi? Tarih Sorumluları Ortaya Çıkaracaktır”

04 Temmuz 2018

Étienne Balibar, Vadim Kamenka

Avrupa Birliği (AB) istikametinden şaşmıyor. Milliyetçiliğe veya İtalya, Avusturya, Polonya ve Macaristan’da olduğu gibi neofaşist hareketlere giderek daha fazla yüzünü çeviren Avrupa halkları, AB’nin yapılanma biçimini gitgide daha kabul edilemez buluyorlar. Avrupa’nın varoluşsal, demokratik ve ...