Anasayfa > Güncel Yazılar > “Seçim Çağrısı”

“Seçim Çağrısı”

Çeviren : Levent Kavas , Martin Heidegger

29 Mayıs 2018


Aşağıda Martin Heidegger’in 12 Kasım 1933 oylaması öncesinde yazdığı/okuduğu/yayımladığı iki metnin (değişkeleri çıkmalarda gösterilen) birleştirilmiş biçimini bulacaksınız. Birinci, kısa biçimi Heidegger’in rektör olduğu Freiburg Üniversitesi Öğrenci Gazetesi’nin (Freiburger Studentenzeitung) 10 Kasım 1933 günü yayımlanan sayısında basılmıştır. İkinci, uzun biçimi 11 Kasım 1933 günü Leipzig’de düzenlenen seçim toplantısında okunmuş, o toplantıda okunan bildirileri/çağrıları, İngilizce, İtalyanca, İspanyolca, Fransızca çevirileriyle birlikte içeren Bekenntnis der Professoren an den deutschen Universitaeten und Hochschulen zu Adolf Hitler und dem  nazionalsozialistischen Staat / “Alman Üniversitelerindeki Profesörlerin Adolf Hitler ile Ulusaltoplumcu Devlete Tanıklığı [=Şahadeti: Andı]” toplamı içinde, yine o gün yayımlanmıştır. Yayına şu bağlantıdan ulaşabilirsiniz: İki metin Martin Heidegger’in yazdıklarının toplu yayımı içinde art arda basılmıştır: Martin Heidegger, Gesamtausgabe I. Abteilung: Veröffentlichte Schriften 1910-1976. Band 16 Reden und Andere Zeugnisse Eines Lebensweges / “Toplu Yayım I. Bölüm: Yayımlanmış Yazılar 1910-1976. 16. Cilt: Bir Yaşam Boyu Konuşmalarla Başka Tanıklıklar”, Vittorio Klostermann, Frankfurt/Main, 2000, s. 103. “Aufruf zur Wahl” / ”Seçim Çağrısı”, s. 188-189, s. 104.Ansprache am 11. November 1933 in Leipzig” / “11 Kasım 1933 günü Leipzig’de Konuşma”, s. 190-193.

Tanıklığı/Andı (benim sayımıma göre) 961 kişi imzalamıştır. Yukarıdaki bağlantıda yer alan yayının sonunda adlarını topluca görebileceğiniz kişiler arasında Otto Friedrich Bollnow, Hans-Georg Gadamer, Arnold Gehlen, Martin Heidegger, Johannes Erich Heyde, Erich Jung, Gerhard Krüger, Kurt Leese, Hans Lipps, Friedrich Lipsius, Theodor Litt, Dietrich Mahnke, Hermann Noack, Joachim Ritter, Werner Schingnitz, Hermann Schneider, Wilhelm Wirth, Georg Wohlmuth gibi felsefecilerin yanı sıra daha sonra Ankara Üniversitesi’ne gelen Georg Rohde gibi betikbilimciler de vardır.

En sona, konuşmanın gerek tarihsel, gerek (Heidegger bakımından) kişisel bağlamını göstermesi amacıyla dönemin olaylarının bir süredizini eklenmiştir. (L. K.)


11 Kasım 1933 günü Leipzig’deki konuşma / Seçim Çağrısı (10 Kasım 1933)

Alman Öğretmenleri, Alman Meslektaşlar!

Alman Yurttaşları!1

Önder Alman halkını seçime çağırdı; ancak önder halktan bir şey dilemiyor; daha çok halka en yüksek özgür kararın dolaysız2 olanağını veriyor3: bütün halk kendi varoluşunu istiyor mu, yoksa istemiyor mu. Halk yarın kendi geleceğinden daha az bir şey seçmiyor.4

Bu seçim önceki seçim süreçlerinin hepsinden büsbütün bambaşka. Bu seçimin kendine özgülüğü, buradan çıkacak kararın yapyalın büyüklüğü. 5Yapyalının, en sonun kaçınılmazlığı hiçbir sallantıya, hiçbir6 duraksamaya elvermiyor. Bu en son karar halkımızın varoluşunun en dış sınırını kavrıyor düpedüz. Peki ne bu sınır? Bütün varlığın7 şu kök gereğinde, kendi özünü koruyup kollaması gereğinde yatıyor. Onunla örülür bir halktan ne istenebileceğiyle ne istenemeyeceğinin sınırı. Bu temel onur yasasının gücüyle Alman halkı8 kendi özünün9 soyluluğuyla kararlılığını sürdürür. Gelgelelim özsorumluluk istenci yalnızca halkımızın varoluşunun temel yasası değil, bir yandan da onun ulusaltoplumcu devletinin başarısının temel olayıdır. Küçüğüyle büyüğüyle değme katmanın değme çalışması bu özsorumluluk istencinden yine o ölçüde zorunlu belirleniminin konumuyla katmanına ileri gelir. Katmanların çalışması devletin yaşayan yapısını taşıyıp destekler; çalışma halka yerliliğini geri kazandırır, çalışma halkın gerçekliği olarak bu devleti insan varlığının bütün özsel erklerinin etki alanına sokar.10

Hırs değil, ün arayışı değil, kör inat değil, güç düşkünlüğü değil, tersine, yalnızca bu apaçık, halkımızın yazgısını yüklenip ona egemen olma konusundaki koşulsuz özsorumluluk istenci önderi “Milletler Cemiyeti”nden çıkmaya zorlamıştır. Bu halkların bir aradalığından yüz çevirmek değil; tam tersine: Halkımız bu adımla, değme halkın, hâlâ bir halk olmak istiyorsa, en başta boyun eğmesi gereken insan varlığının11 özyasasına uymaktadır.

Doğrudan doğruya bu koşulsuz özsorumluluk gereğine koşut uyrukluktan birbirini ciddiye alma, dolayısıyla artık bir bir aradalığı olumlama olanağı da doğar ancak. Dosdoğru bir halk12 bir aradılığı istenci, kör bir buyurganlıktan ne denli uzaksa, gelgeç, gelişigüzel bir dünya kardeşliğinden de o denli uzaktır. O istenç bu karşıtlığın ötesine işler. Halklarla devletlerin açık, erkekçe kendi kendilerine, yanyana durmasını sağlar.

13Ne olur böyle bir istemede? Yabanlığa dönüş müdür bu? Hayır! Özsorumlu eylemin yapyalın büyük gereğiyle değme boş görüşmeye, gizli kapaklı alışverişe sırtını dönmektir. Yasasızlığın alıp yürümesi midir bu? Hayır! Değme halkın dokunulmaz kendiliğinin apaçık tanınmasıdır. Tinli bir halkın yaratıcılığının yadsınıp tarihsel birikiminin yerle bir edilmesi midir? Hayır! Arınmış, kendi köklerine geri dönen bir gençliğin çıkagelişidir. Onların devlet istenci bu halkı kendine karşı katı, değme gerçek işe saygılı kılacaktır.

Öyleyse ne bu olup biten? Halk varoluş istencininin doğruluğunu geri kazanıyor, çünkü doğruluk bir halkı gerek eylemesinde gerek bilmesinde kesin, açık, güçlü kılanın besbelliliğidir. İşte gerçek bilme istenci de böylesi doğruluktan doğar. Bilme istemini14 bu bilme istenci sarmalar. Ensonu, gerçek sorgulamayla araştırmanın temellenmesi, sürdürülmesi gereken sınırlar bununla ölçülür. Bilim bize bu kaynaktan çıkagelir. Özsorumlu halk varoluşunun zorunluluğuyla bağlıdır. Dolayısıyla bilim böylesi zorunlulukla bağlanmış bilerek yapmak üzere bilmeyi isteme yolunda eğitme tutkusudur. Ancak bizim için bilir-olmak nesneler üzerinde apaçıklıkta erkin, eylemede kararlı olmak demektir.

Temelsiz, erksiz bir düşünmeyi putlaştırmayı bıraktık. Ona hizmet eden felsefenin sonunu görüyoruz. Varlığın özüne ilişkin yalıncak sorgulamanın apaçık katılığının, upuygun güvenliğinin geri döneceğinden eminiz. Olanla tartışarak ya serpilme ya çökme yönündeki kökensel yüreklilik bir halk biliminin en içten güdüsüdür. Çünkü yüreklilik ileri götürür, yüreklilik olagelmişten koparır, yüreklilik alışılmamışa, hesaplanmaza yeltenir. Sorgulamak bizim için gelişigüzel bilsemenin oyunu değildir. Sorgulamak bizim için ödeği ne olursa olsun kuşkuda dikbaşlılıkla diretmek de değildir. Bizim için sorgulamak kendini nesnelerin, onların yasalarının yüceliğine bırakmak demektir, gelişigüzelliğin yılgısına, karanlığın belirsizliğine kapanıp kalmamak demektir. İşte bu sorgulama uğruna soruşturuyor, yorulmuşların buyruğuna, onların kolaycacık yanıtlara yönelik tuzu kuru özlemine boyun eğmiyoruz. Varoluşun enginini deneyimleme, varoluşun enginliğine dayanma yönündeki sorgulayıcı yürekliliğin, kendi başına, ustalıkla kurulmuş düşünce dizgelerinin değme ucuz mu ucuz öğrenisinden daha yüksek yanıt olduğunu biliyoruz.

İşte böylece halkımızın bilme istencinin korunmasının kime bırakılması gerektiğini tanıyoruz: Ulusaltoplumcu devrim yalnızca yeterince gelişmiş bir partiyle devlette bulunagelen bir erkin ele geçirilmesi değildir; tersine bu devrim Alman varoluşumuzun tümden dönüşümünü getirmektedir. Bundan böyle değme iş kararlılık, değme eylem sorumluluk gerektirir. Bizim için şurası kesin: Özsorumluluk istenci halkların bir aradalılığının yasası olursa, o zaman insan varlığının bütün büyük eylemleriyle işlerinin varsıllığı ile gücü konusunda değme halk başka değme halkın öğretmeni olabilir, olmalıdır.

Alman halkının yapmak üzere olduğu15 seçim daha yalnızca olay olarak,16 henüz sonuçtan bağımsız olarak, ulusaltoplumcu devletin yeni Alman gerçekliğinin en güçlü tanığıdır. Halkça özsorumluluk istencimiz değme halkın kendi belirleniminin büyüklüğüyle doğruluğunu bulup korumasını istiyor. Bu istenç halkların barışının17 en yüksek güvencesidir; çünkü kendisini erkekçe saygı ile koşulsuz onur ilkesine bağlar.18 Önder bu istenci bütün halkta uyandırmış, tek bir19 kararda birleştirmiştir. Bu istencin tanıklık gününde kimse uzak duramaz.

Yaşa Hitler!20


Çıkmalar (Hepsi çevirenin; 103 kısa biçimi, 104 Leipzig konuşmasını belirtiyor. Birtakım yazım, noktalama ayırtıları gösterilmemiştir.)


1. 103’teki sesleniş: “Alman Erkekleri, Alman Kadınları!”

2. 1933’teki ilk basımda: “en dolaysız”.

3. 103: “veriyor” vurgulu.

4. Tümce 104’te eklenmiş.

5. 103: “Ancak yapyalının…”

6. Sözcük 104’te eklenmiş.

7. 103: “varoluşun”.

8. 103: “halk”; “Alman” niteleyicisi 104’te eklenmiş.

9. 1933’teki ilk basımda “yaşamının”.

10. “Gelgelelim”den sonrası 104’te eklenmiş.

11. 103: “varoluşunun”.

12. 103: “halkların”.

13. Buradan başlayarak dört paragraf 104’te eklenmiş.

14. 1933’teki ilk basımda vurgusuz.

15. 103: “yapmak üzere olduğu” yerine “yaptığı”.

16. Vurgu 104’te eklenmiş.

17. 103: “güvenliğinin”.

18. 103’teki şu bölüm 104’te çıkarılmış: “12 Kasım’da Alman halkı bir bütün olarak kendi geleceğini seçiyor. Bu gelecek öndere bağlı. Halk bu geleceği sözümona dış siyasadan ötürü evet uygun düşüyor diye, önderle ona koşulsuzca bağlı devinimi de bu evetin içinde kavramaksızın seçemez. Dış siyasa yoktur; iç siyasa da yoktur. Yalnızca devletin tam varoluşu istenci vardır.”

19. Sözcük 104’te eklenmiş.

20. Son tümce 103’te yok; onun yerine: “Heidegger, Rektör”.


Kısaltmalar

NSDAP: Nationalsozialistische Deutsche Arbeiterpartei / Ulusaltoplumcu Alman İşçi Partisi.

SDP: Sozialdemokratische Partei Deutschlands / Almanya Toplumcu Demokrat Partisi.

KPD: Kommunistische Partei Deutschlands / Almanya Komünist Partisi.

Zentrum: Deutsche Zentrumspartei /Alman Merkez Partisi.

DNVP: Deutschnationale Volkspartei / Alman Ulusunun Halk Partisi.

DVP: Deutsche Volkspartei / Alman Halk Partisi.

13 Mart 1932

Cumhurbaşkanlığı seçimi, 1. Oylama: Hindenburg %49,6; Hitler:% 30,1; Ernst Thälmann %4,98.

10 Nisan 1932

Cumhurbaşkanlığı seçimi, 2. Oylama: Hindenburg %53; Hitler: %36,8; Thälmann %10,2.

31 Temmuz 1932

Reichstag seçimi: NSDAP %37,4; SDP %21,6; KPD %14,3; Zentrum %12,5.

6 Kasım 1932

Reichstag seçimi: NSDAP %33,1; SDP %20,4; KPD %16,9; Zentrum: %11,9.

27 Şubat 1933

Reichstag yangını.

5 Mart 1933

Reichstag seçimi: NSDAP %43,9; SDP %18,3; KPD %12,3; Zentrum: %11,2; DNVP %8. NSDAP + DNVP = %51,9.

20-21 Mart 1933

Dachau ile Sachsenhausen toplama kamplarının kurulması.

31 Mart 1933

7 Nisan 1933

Gleichschaltung. Anlamı için: Victor Klemperer, LTI Nasyonal Sosyalizmin Dili, çev. Tanıl Bora, İletişim, İstanbul, 2013; XXIII. bölüm.

1 Nisan 1933

Yahudilere karşı boykot.

7 Nisan 1933

Yahudilere kamu görevi yasağı: Gesetz zur Wiederherstellung des Berufsbeamtentums / “Devlet Görevlerinin Onarımı İçin Yasa”.

21 Nisan 1933

Freiburg Üniversitesi rektörlük seçimi: Martin Heidegger.

28 Nisan 1933

Husserl’in Freiburg Üniversitesi’nden kovuluşu. Gesetz zur Wiederherstellung des Berufsbeamtentums gereği, Bakanlık yazısı. Ayrıca Doçent Werner Brock.

29 Nisan 1933

Elfride Heidegger’den Malvine Charlotte Husserl’e mektup.

3 Mayıs 1933

Parti üyeliği. [Geriye dönük: 1 Mayıs tarihli.] Bakanlık yazısı için gereği imzası.

10 Mayıs 1933

Kitap yakma şenliği.

20 Mayıs 1933

Heidegger’den Hitler’e telgraf: Gleichschaltung.

27 Mayıs 1933

Heidegger’in rektörlük konuşması: Die Selbstbehauptung der deutschen Universität.

22 Haziran 1933

SPD’nin kapatılması, üyelerine çalışma yasağı.

4-5 Temmuz 1933

DVP kendini kapatır; NSDAP tek parti.

12 Temmuz 1933

Heidegger’in Yahudilerin kamu görevinden çıkarılmasına destek mektubu: Eğitim Bakanlığı’na.

14 Temmuz 1933

Parti kurmanın yasaklanması.

Ağustos 1933

Arendt’in Almanya’dan ayrılışı.

1 Ekim 1933

Rektörlük ataması: Martin Heidegger.

26 Ekim 1933

88 yazarın Hitler’e bağlılık andının yayımlanması: “Treuekundgebung deutscher Schriftsteller” / “Alman Yazarlarının Bağlılık Bildirimi”, Vossische Zeitung. Genellikle “Gelöbnis treuester Gefolgschaft” / “En Derin Bağlılıkla Destek Andı” diye bilinir. Şuradan ulaşabilirsiniz (sayfanın sağ alt köşesi); imzalar arasında ikinci sırada Gottfried Benn adı göze çarpıyor:

http://zefys.staatsbibliothek-berlin.de/index.php?id=dfg-viewer&set%5Bimage%5D=2&set%5Bzoom%5D=default&set%5Bdebug%5D=0&set%5Bdouble%5D=0&set%5Bmets%5D=http%3A%2F%2Fcontent.staatsbibliothek-berlin.de%2Fzefys%2FSNP27112366-19331026-0-0-0-0.xml

10 Kasım 1933

103. Aufruf zur Wahl / ”Seçim Çağrısı” (10 Kasım 1933): Freiburger Studentenzeitung [Freiburg Öğrenci Gazetesi] Seçim sayısı (1a) VIII. Dönem (XV), 10 Kasım 1933.

11 Kasım 1933

104. Ansprache am 11. November 1933 in Leipzig / “11 Kasım 1933 günü Leipzig’de Konuşma”. İlk basımı: Bekenntnis der Professoren an den deutschen Universitäten und Hochschulen zu Adolf Hitler und dem nationalsozialistischen Staat. Überreicht vom Nationalsozialistischen Lehrerbund, Deutschland/Sachsen, Dresden - A 1, Zinzendorfstr. 2, Dresden 1933, 13-14. s.

12 Kasım 1933

Milletler Cemiyeti’nden çıkış + Reichstag Halkoylaması: Milletler Cemiyeti’nden çıkış %92 Evet; NSDAP %93 Evet; Protesto oyu: 3.000.000.

Şubat sonu 1934

Heidegger’in rektörlükten istifası.

27 Nisan 1934

Rektörlükten ayrılış.

3-5 Mayıs 1934

Ausschuss für Rechtsphilosophie der nationalsozialistischen Akademie für Deutsches Recht / Ulusaltoplumcu Alman Hukuk Akademisi Hukuk Felsefesi Kurulu’nun Weimar Nietzsche Belgeliği’nde kurulması.

Başkan: Hans Frank. Carl August Emge, Martin Heidegger (en azından 1936’ya dek üye), Erich Rothacker, Hans Freyer, Carl Schmitt, Baron Jakob Johann von Uexküll, Julius Binder, Erich Jung, Viktor Bruns, Wilhelm Kisch, Rudolf Stammler, Ernst Heymann, Alfred Rosenberg, Julius Streicher (1935’ten başlayarak).

2 Ağustos 1934

Hindenburg’un ölümü.

18 Ağustos 1934

Joseph Goebbels’in yazdığı Aufruf der Kulturschaffenden / “Kültür Yaratıcıların Çağrısı”: Völkischen Beobachter / “Halkın Gözcüsü” (NSDAP’nin yayını). 37 imza.

19 Ağustos 1934

Başkanlık için halkoylaması: Katılım %95,65. Evet: %89,93; Hayır: %10,07. Hitler Führer und Reichskanzler / “Önder Başbakan”. Bir sonraki seçim 1949’da.

15 Eylül 1935

Nürnberg Yasaları: 1. Gesetz zum Schutze des deutschen Blutes und der deutschen Ehre / “Alman Kanıyla Alman Onurunun Korunması Yasası”, 2. Reichsbürgergesetz / “Yurttaşlık Yasası”, 3. Reichsflaggengesetz / “Bayrak Yasası”.


Martin Heidegger Naziler seçimler