Anasayfa > Haftalık Yazılar > CHP'nin Burnundaki Sivilce

CHP'nin Burnundaki Sivilce

Metin Solmaz

21 Ocak 2016

Sokaklar “CHP aranıyor” ilanlarıyla kaplı sanki. Yüksek sesle barış, adalet, demokrasi isteyen, bunun için politikalar üretebilen bir CHP için tam bir fırsat aslında şu günler. MHP sürünüyor. HDP’nin işi başından aşkın. AKP sürekli hata yapıyor.

CHP maalesef yine burnundaki sivilceye bakmaktan çevresini görmeyen ergen gibi.

Hrant alçakça öldürüldükten birkaç saat sonra Taksim’de toplanmıştık. Binlerce insan sanki önceden çalışmış gibi, yaklaşık olarak aynı yüz ifadeleriyle birlikte hareket etmiş, slogansız yürümüştük Agos’un önüne. Limitli slogan atma teşebbüsleri kalabalıkça susturulmuştu.

Bir tek CHP’nin önünde faşist Baykal sloganı atılmıştı. Alışkanlıkla susturmaya teşebbüs edenler susturulmuş hatta sonradan onlar da slogana katılanlar olmuştu. O gece kalabalığın hoşgördüğü tek slogan faşist Baykal’dı.

9 yıl geçti ve tabii çok şükür Deniz Baykal hepten gitmese, ortalığı karıştırma potansiyelini korusa da gözden düştü. Memleket bu geçen 9 yılda öyle bir sağa savruldu ki her daim ergen CHP bile ara ara solda kalıyor. İşte o aralardan birisi dünkü Hrant anmasındaydı. Aynı kalabalık aynı CHP binasını bu sefer alkışlayarak geçti. Çünkü önüne kocaman bir pankart açılmıştı: Oluk oluk barış akıtacağız.

CHP’nin Hrant anmasında astığı “Oluk oluk barış akıtacağız!” pankartını bir mafya babasını ciddiye almak, ona cevap vermek, onu muhatap kabul etmek olarak değerlendirenler, Hrant’ın fotoğrafının bir mafya babasına cevap verilen pankarta konulmasını rencide edici bulanlar oldu.

Ben hiç öyle düşünmüyorum. Bence çok başarılı, etkili bir pankarttı. Nitekim çok insana ulaştı.

***

Şunu unutmayalım: Böyle ortamlarda hep olduğu gibi “barış istemiyoruz” diyen pek az. “Savaş istiyoruz” diyen neredeyse kimse yok. Bir ‘küçük’ PKK var. Başka da bir problem yok.

Düpedüz savaştan yana oy kullananların sesi çok çıkıyor. Hepsi söz birliğiyle barış isteyenlerin takiye yaptığını, barış adı altında ayrılıkçılık, PKK propagandası yapıldığını söylüyor ve bu etkili oluyor. Hepsi sürekli bir ‘işin aslını astarını pek iyi bilme ve deşifre etme durumu’ halindeler. Düzey zaten kamufle edilmiş Sedat Peker... Hem Kürt hareketini sadece silahla bitirmenin tek yolunun oluk oluk kan akıtmaktan geçtiği açık. Başka ne olabilir ki? Kaç yıldır süren kaç kişinin öldüğü yaralandığı yerinden olduğu, bir şekilde oluk oluk kanın çoktan aktığı bu acayip problemin askeri çözümünde daha ne kadar kan akması gerekir? Bir ilerleme görünmediğine göre akmakta olanın askeri çözüm için yetmediği kesin.

Barış isteyenler tam olarak bunu, oluk oluk kan akmasını engellemeye çalışmıyor mu?

Bence CHP bu pankartıyla savaşseverleri Sedat Peker seviyesinde hizaya getirmek, orada birleştirmek, deşifre etmek, kamuflajlarına fosforlu boya sıkmak açısından faydalı olmuştur, doğru bir pankarttır.

CHP adına bu konuda asıl endişelenilmesi gereken, Sedat Peker’le polemiğe girip çıkamamış olan Gürsel Tekin’dir.