Anasayfa > Haftalık Yazılar > 15 Temmuz Darbe Girişimi

15 Temmuz Darbe Girişimi

Sezin Öney

21 Temmuz 2016

Yazı hayatıma, bir muhtıraya, 2007 Muhtırası’na karşı çıkarak başladım; gecenin şoku hâlâ aklımda. Balyoz-Ergenekon gibi davalar döneminde de, Türkiye’den uzun süredir uzak olduğum, konuları güç takip edebildiğim halde, yaşanan hak ihlallerinin tehlikesine dikkat çekmeye çalıştım. Şimdi bakıyorum ki, Türk Silahlı Kuvvetleri, Avrupa Birliği ile müzakere sürecinin hızlı biçimde yürüdüğü kısıtlı dönemler de dahil olmak üzere, asker ve sivil ilişkileri bakımından yeni bir anlayış geliştirmeye hiç çalışmamış. Genelkurmay’ın en tepesindeki 4-5 kişinin, sivillerle günlük bazda yürüttüğü iletişim ötesinde, “demokratik eksende asker-sivil ilişkileri nasıl olmalı” sorusuna, orduda kimse kafa yormamış.

Darbe girişimi zannıyla gözaltına alınan ve tutuklananlar, öyle rastgele isimler değil; aralarında Türkiye’nin şu an en alıcı güvenlik hattı, İran-Suriye-Irak sınırı güvenliğinin emanet edildiği 2. Ordu’nun komutanlığını yapan Adem Huduti ile beraber, Ege Denizi hattını, İstanbul’u, Doğu-Güneydoğu’daki noktaları korumakla yükümlü ve NATO ile yakın çalışan kilit sorumluların da aralarında bulunduğu Kara Kuvvetleri mensupları var mesela.

Ben öyle FETÖ, orduya o sızmış bu sızmış bilemem; tamamen uluslararası akademik normlarla “kimliklendirmeyi” tercih ediyorum. Yani, darbeci zanlısı listesini (yargılanıp suçlu bulunmadıkları sürece de, “zanlı” demek doğru olanıdır) inceleyince gözüme çarpan, resmi kurumsal kimlikler ve yazılı, açık kaynaklara dayanan bağlarla siyaset bilimci gözüyle bakabiliyorum ancak olaya: mesleğim bana bunu şart koşuyor.

Darbeci zanlısı listesinde ağırlıklı olarak havacılardan, ama aynı zamanda çok kilit deniz ve kara pozisyonlara sahip askerlerden bahsediyoruz. Aralarında, NATO’nun kurumsal şemsiyesi altında görevlendirilmiş isimler de azımsanamayacak boyutta.

Bu açıdan, bu isimlerin suçları sabitleşirse, Türkiye’nin gerçekten de NATO’dan kopması söz konusu olabilir. ABD başta olmak üzere, NATO ülkelerinin durumdan haberdar olup olmadıkları, haberdarlarsa da neden istihbarat paylaşımı yapmadıkları çok büyük sorun olacaktır. Kopma olmadı diyelim; karşılıklı suçlamalar, derin bir güven bunalımı yaşanması da kaçınılmaz...

İstihbarat konusu zaten başlı başına bir mesele: bu kadar geniş çaplı bir örgütlenme söz konusu ise, neden Cumhurbaşkanı Erdoğan haberi “eniştesinden” aldı?

Nasıl olup da, devletin tepesindeki iki isim, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın (ve hatta ailelerinin) can güvenliği ile sorumlu yaverler, darbeye iştirak etti? Bugün “FETÖ” etiketi belki kullanışlı geliyor; hem toplumda orduya sızmış, çürük elmalardan bahsediyormuşuz hissi yaratıyor, hem de “ezoterik saiklerle hareket eden caniler” gibi bir tipleme ile devlet içi kurumsal sorgulamadan kaçınılmış olunuyor.

Ama ya yarın?

Ankara ve devlet geneli bu kadar derin bir gayya kuyusu demek ki, daha dün milletvekillerinin dokunulmazlıkları geri alınırken, kendilerine dokunulmazlık verilen Türk Silahlı Kuvvetleri’nden kimseler darbe planı yapabiliyorlar.

Boğazlar’dan Marmara ve Karadeniz’e, oradan Akdeniz ve Ege’ye uzanan bir darbe ekseni söz konusu. Havada, karada ve denizde, ülkenin her köşesinden rütbeli isim var.

Şu veya bu şekilde, kimliklendirmeyi, etiketlemeyi istediğiniz gibi yapın: tek kelimeyle şok edici bir liste bu.

Bu liste karşısında benim söyleyebileceğim, tutuklanan ve gözaltındaki askerlerin bir kısmından oluşan isimleri gözden geçirince, darbe girişiminin boyutunun korkunç olduğu. Kişisel olarak sorguladığım, orduda bu kadar çok ismin, hem de sahip oldukları makamların ağırlığına rağmen, bu dehşet verici girişime neden ve nasıl cüret edebildiği.

Çoğunluk aktörler üzerinden durumu açıklamaya çalışıyor; oysa, çok yapısal bir sorun var ortada. 1960’dan beri de, değişik ambalajlarla aynı sorunun tekrar ettiğini gözlüyoruz: ordu ile sivil ilişkileri dengeye oturamıyor. Değil, dengeye oturmak, periyodik aralarla bir felaket gerçekleşiyor.

Oysa, Türk Silahlı Kuvvetleri, ülkenin en iyi eğitimlerinden birini verdiği iddiasında; gerçekten de, bir de üstüne yaklaşık 23 milyar dolarlık bir bütçeye hükmeden bir kurum. NATO’nun, ABD’den sonra en büyük ordusu.

15 Temmuz 2016 darbe cinneti neden ve nasıl yaşandı?

Bu soruya, ancak Türkiye’nin bombalarla tahrip edilen dört partisinin lideri beraberce yanıt ararlarsa ve bunu Beştepe’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan en alttaki parti üyelerine, tüm siyaset ortaklaşırsa, kutuplaşma vites küçültürse bir cevap bulunur.

Yoksa, siyasetin üzerine bir nükleer bomba gibi düşen bu felakete ortak çare aranmazsa, Türkiye uzun soluklu bir kaos ve yok oluş sürecine girer. Hâlâ bir çıkış var; o da tüm ordunun ve temel devlet kurumlarının, siyasetçe, toplumsal uzlaşma ile yeniden inşası...

Kutuplaşmanın sürdürülmesi, bütün ülkenin, her kesimin felaketini getirir.

Yazının sonunda sıraladığım liste, ordunun, elinde silah tutması nedeniyle, derin ve yıllarca güven bunalımı yaratacak biçimde uzayıp gidiyor; ben, gözaltına alınanlardan çok bazı (yetişebildiğim kadarı ile) tutuklananların ismini ve pozisyonlarını zikrediyorum. O nedenle, bu da aslında tamamen kapsayıcı bir liste değil. Örneğin, bu yazıyı bitirirken, 7. Kolordu komutanı Korgeneral İbraim Yılmaz gözaltına alınmıştı. Bu kolordu, Türk Kara Kuvvetleri’ne bağlı 2. Ordu'nun kolordularından biridir. Komutanlığın karargâhı Diyarbakır'da ve bu kolordu, Hakkâri, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak’ı, Kuzey Irak'dan gelebilecek dış tehditlere karşı korumakla yükümlü. Bilmem vahameti dile getirebildim mi?


Türkiye’nin hava sahasını korumakla görevli en kilit pozisyonlardakiler:

-Genelkurmay Komuta Kontrol ve Hava Füze Savunma Komutanı Tuğgeneral Mehmet Arif Pazarlıoğlu
-Hava Kuvvetleri Komutanlığı Lojistik Başkanlığı Sistemler Daire Başkanı Tuğgeneral Recep Sami Özatak
- Hava Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanı Tuğgeneral Aydemir Taşçı
-Muharip Hava Kuvveti ve Hava Füze Savunma Komutanı Kurmay Başkanı Hava Pilot Tümgeneral Suat Murat Semiz (Eskişehir merkezli, Türk Hava Kuvvetleri'nin ana hava kuvveti, tüm Türkiye hava sahası korumasından bahsediyoruz)
-1. Birleştirilmiş Hava Harekât Merkezi ve JFAC Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral Recep Ünal (JFAC-NATO Ortak Hava Gücü)
Ayrıca bir not olarak, Ankara’ya saldıran savaş uçaklarının Diyarbakır merkezli, 2'nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanlığı emrindeki Diyarbakır 8'nci Ana Jet Üssünden kalktığını unutmayalım. (Bu üste, 15 Temmuz gecesi bir general bulunmadığı söyleniyor).
- Hava Kuvvetleri Komutanlığı Hava Savunma Komuta Kontrol Başkanı Tuğgeneral Kemal Mutlum
- 7. Ana Jet Üs Komutanı Tuğgeneral Emin Ayık (Malatya, Erhaç’ta)
- Akıncı 4. Ana Jet Üssü Komutanı Tuğgeneral Hakan Evrim (Ankara’da)
- 1. Ana Jet Üs Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral Dursun Pak (Eskişehir)
-Merzifon 5. Anajet Üs Komutanı Tuğgeneral Cengiz Karacabey (Gözaltında)

Türkiye’nin kara kuvvetlerindeki son derece kilit pozisyondakiler:

-Türkiye NATO Kara Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Salih Sevil
-3. Kolordu Komutanı Korgeneral Erdal Öztürk (3. Kolordu, TSK Kara Kuvvetlerine bağlı 1. Ordu'nun kolordularından ve karargâhı Şişli’de. Bu kolordu, İstanbul'u dış tehditlere karşı kormakla görevli ve NATO'ya bağlı Yüksek Hazırlık kolordusu)
- 3. Ordu Harekat Kurmay Başkanı Tuğgeneral Ekrem Çağlar
- İncirlik Üssü'nün Türk komutanı Tuğgeneral Bekir Ercan Van
- Ege Ordu Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Memduh Hakbilen (Ege Ordusu ya da 4. Ordu, TSK Kara Kuvvetleri'ne bağlı 4 ordudan biridir; görevi de Batı Anadolu kıyılarının güvenliğini sağlamak. Yani Yunanistan’a karşı savunma, Ege Adaları gibi konular bu ordunun denetiminde)
-Ege Ordusu Komutanlığı Kurmay Başkan Yardımcısı Tuğgeneral Hakan Eser
-Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kuvvet Geliştirme Teşkilat Daire Başkanı Tuğgeneral Erkan Caha
- 2. Ordu Kurmay Başkanı ve Malatya Garnizon Komutanı Tümgeneral Avni Angun (Çanakkale)
- 5. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Murat Soysal (Gaziantep)
- 20. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Metin Alpcan (Urfa)
- 39. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Hasan Polat (İskenderun)
- 51. Motorlu Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Abdulkerim Ünlü (Tunceli/Dersim, Hozat)
- 54. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Hidayet Arı (Edirne)
-55. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Bekir Koçak (Süloğlu, Edirne/Kırklareli)
- 65. Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Cemalettin Doğan (Lüleburgaz)

Kara ve Jandarma Kuvvetlerinden (özel harekât vb gibi) şu an PKK ile çatışma/son dönem/Doğu ve Güneydoğu’da Anadolu’da askeri operasyon bölgelerinde görevliler:

- 34. Hudut Tugay Komutanı Tuğgeneral Ali Salnur (Şemdinli)
-23. Jandarma Sınır Tümen Komutanı Tümgeneral Abdullah Baysar (Şırnak)
-Yüksekova 3. Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral Halil İbrahim Ergin (gözaltında)
- Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Otal
-Çukurca 2. Hudut Tugay Komutanı Tuğgeneral Cihat Erdoğan
- Bitlis 10. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral Arif Settar Afşar
- Ardahan 2. Hudut Tugay Komutanı Tuğgeneral Erdem Kargın
- Ağrı 1. Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Mehmet Ozan

Jandarma Kuvvetleri'nden Türkiye genelinde çeşitli görevdekiler:

-Tokat Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Adnan Arslan
- Samsun Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Şükrü Eken
- Kastamonu Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Faruk Bal
- Manisa Garnizon Komutanı Tuğgeneral Yavuz Ekrem Arslan
-Konya Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Timurcan Ermiş
-Bolu 2. Komando Tugay Komutanı Tuğgeneral İsmail Güneşer (TSK’nın 5 komando tugayından biri, şu an askeri operasyonlardaki kilit birimlerden)

Deniz Kuvvetleri'nden, deniz sahasını korumakla görevli bazı önemli pozisyondakiler:

-Ege Deniz Bölge Komutanı Tuğamiral Süleyman Manka
-Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Daire Başkanı Tuğamiral Murat Şirzai
- Çanakkale Boğaz ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Serdar Ahmet Gündoğdu (Çanakkale Boğazı)
-Foça Batı Görev Grup Komutanı Tuğamiral Yaşar Çamur (Deniz piyadeleri özel harekat)
-İstanbul Kuzey Deniz Saha Komutanı Koramiral Ömer Faruk Harmancık (Boğazlar, Karadeniz ve Marmara’nn güvenliğinden sorumlu)
-Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanı Tuğamiral Halil İbrahim Yıldız (Foça/gene NATO Kuvvetleri ile çalışıyor)
- Akdeniz Bölge Komutanı Tuğamiral Nejat Atilla Demirhan
-Deniz Hava Üs Komutanı Tuğamiral Tezcan Kızılelma (İzmit)
- Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Denetleme Değerlendirme Başkanı Tuğamiral Ali Murat Dede
-Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İkmal Daire Başkanı Tuğamiral Hasan Kulaç
- Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Plan ve Prensipler Başkanı Tuğamiral Oğuz Karaman
-İstanbul Tersane Komutanlığı Savaş Sistemleri Başmühendisi Deniz Kurmay Albay Adem Durak

Eğitim ve idare konusunda kilit birimler:

-Genelkurmay Başkanlığı Stratejik Dönüşüm Dairesi Başkanı Tümgeneral Mehmet Dişli
- Genelkurmay Başkanlığı Personel Başkanı Korgeneral İlhan Talu
- Genelkurmay Başkanlığı Personel İşlem Daire Başkanı Tuğgeneral Uğur Şahin
- Kara Harp Okulu Dekanı Tuğgeneral Kerim Acar
-Kara Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim Daire Başkanı Tuğgeneral Ali Rıza Çağlar
-Amfibi Okullar Komutanı Tuğamiral Erdal Ergün
-58. Topçu Er Eğitim Tugayı Komutanı Tuğgeneral Murat Aygün
- Erzincan 59. Topçu Eğitim Tugayı Komutanı Tuğgeneral Yüksel Gönültaş
-Eğirdir Dağ Komando Okulu ve Eğitim Merkez Komutanı Tümgeneral Metin Akkaya
-Kara Kuvvetleri Astsubay Meslek Yüksekokulu Komutanı Tuğgeneral Şenol Alkış