Taşralaşan Dünyada Felsefe ve Akademi: Liyakatten “Network”e
25 Mayıs 2020 Pazartesi
“Eğitim” ve modern anlamıyla akademi, yukarıdaki daracık analizle işaret ettiğim üzere, gökten tanrı eliyle indirilmiş bir kurum, fikir veya prensip değildir. Bu nedenle de, mütemadiyen var olacağı varsayımı ile düşünmeye başlamak bir hatadır. Bugün bu kavramın hâlâ daha dünyayı anlamaya yardımcı olması, yarın da bunun bu şekilde devam etmesi gerektiği anlamına gelmez. Post-truth kavramının tartışmaya açtığı, bu bağlamda, “eğitim”dir de diyebiliriz.
Derken Bahar Gelir Döngel Dünya’ya
24 Mayıs 2020 Pazar
Baran’ın bu ve başka birkaç öyküsünde epope ile masal formunun sınırlarına girip çıktığını görüyoruz. Öykünün teması, yazarını bu epik işleyişe icbar ediyor gibidir ki aslında Türkçe edebiyatta bu ve benzeri temaların ekseriyetinin destansı, masalsı bir üslupla anlatıldığını fark edince, bunun üzerinde düşünülmesi gereken bir konu olduğunu düşünüyorum.
Basti’nin Anlattıkları
24 Mayıs 2020 Pazar
Husain, Basti’de Zakir’in 5 Aralık 1971 tarihi itibarıyla tuttuğu notlar aracılığıyla sessizlik mefhumunu etkin bir biçimde kullanır. Bunca terk edişin, ölümün yaşandığı Güney Asya’nın edebiyatında sessizliğin bunca yer alması, abartılı, söz sanatlı bir anlatım olarak kabul edilmeyecektir haliyle.
Bir Yeri Kaybetmek Üzerine Notlar: Yusufeli’nin “Değeri”
23 Mayıs 2020 Cumartesi
Kentleşme giderek daha fazla mekânı ve canlıyı etkisi altına alırken, kentleri mümkün kılan altyapı ihtiyaçlarının aslında doğanın yok edilmesine denk düştüğünü daha fazla idrak eder hale geldik. Büyüyen kentlerin gıda, su ve enerji ihtiyaçlarını karşılamak üzere başka yerler yok olmak zorunda kalıyor ve pandemi süreci kentlerin aslında ne kadar kırılgan sistemler üzerine kurulu olduğunu gözler önüne seriyor.
Koronavirüs, Khronos ve Kairòs
22 Mayıs 2020 Cuma
İnsanlığın başına gelen bu trajedi insanlığın ortak bir insanlık durumu olarak kavranmasına yardımcı olsa da insanlık durumunun hiçbir zaman eşit deneyimlenmediğini ve salgının her insan ve toplum üzerinde aynı etkiler yaratmadığını akılda tutmak gerekir. Dahası zaman deyimlerinde yaşanan birçok değişim de yine toplumsal koşullara ve sınıfsal konumlara bağlı.
Çerkeslerin Kolektif Hafızası: 21 Mayıs ve Ötesi
21 Mayıs 2020 Perşembe
Rus-Kafkasya Savaşları sebebiyle anavatanlarından ayrılmak zorunda kalan Çerkesler Osmanlı iskân politikasıyla şimdiki Balkan ülkeleri, Türkiye, Suriye, Ürdün ve İsrail’e yerleştirildiler. Çerkeslerin hafızasında en çok ilk kuşağın, ilk gelenlerin tecrübeleri vardır. Büyük çoğunluğu dönemin koşulları gereği kırsal bölgelere veya kent merkezlerine yakın vakıflara bağlı çiftliklere yerleştirildi.
Koronavirüs Sonrası Her Şey Çok Güzel Olabilir mi?
20 Mayıs 2020 Çarşamba
Salgın esnasında ihtiyacımız olan sağlık, temizlik, gıda gibi temel ihtiyaç alanları dışında kalan ve aslında kapitalist bir ekonominin büyük kısmını oluşturan diğer üretim alanları tümden askıya alınabiliyor. Teknolojinin, toplumsal yarar ve zenginliğin bir üst seviyeye taşınması için kullanılmadığında oluşan sonuçları yaşıyoruz hep beraber.
Stigma
19 Mayıs 2020 Salı
Rivayete göre 12 Eylül darbesi sonrasında, darbecilerle Nesrin Topkapı arasında ilginç bir teşrik-i mesai gerçekleşir. O sıralar belki zamanın artan muhafazakârlığına uymaya çalıştığı, belki toplumsal statüsünü dansözlükten farklı bir yere çıkarmak istediği için ya da kimbilir belki de sadece öyle istediği için, Topkapı, bildiğimiz dansöz kıyafetinden çok daha kapalı bir kostümle dans etmeyi seçer.
Okuma, Yazma, Haber Alma, Haber Verme Üzerine Gereksiz Bir Yazı
19 Mayıs 2020 Salı
Şöyle bir önyargı çok da bön yargı olmasa gerek, bir romanı ne denli okuyabiliyorsanız, kendi romanınızı da o denli yazabilirsiniz. Demek istediğim okuduğunuz üzerine düşüncelere dalar, ya da kafanızda beliren taslak üzerine çalışırsınız. Malum Türkçede iki türlü roman yazarlığı vardır. Okur olarak, okuduğu romanı yazan yazarlar vardır. Bunların önemli bir bölümü yorgun bıkkın bezgin resmî tarih öğretmeni, deli doktoru ve kaçık emekli pilot vs. olmalıdır.
Yükse(lti)len Nefret Üstüne: Komşumun Ev Anahtarı
18 Mayıs 2020 Pazartesi
Nefret söylemleri, önyargılar, damgalamalar, kalıp yargılar piramidin üstüne çıkıldıkça şiddetle bütünleşir ve soykırıma kadar gider. Dolayısıyla nefret, önyargı içeren söylemler ne kadar ciddiye anılır ve önlenmeye çalışılırsa piramidin üstü ile muhatap olmamız da bir o kadar engellenmiş olur. Bununla birlikte bu meselenin gereğinden fazla hukukileştirilmemesi gerektiği de son derece açıktır. Hukukun üstünlüğüne dayanarak, hukuku kullanarak tek başına bir mücadele yürütülemeyeceği çok açıktır.
Yaban, Yabani, Yabancı
17 Mayıs 2020 Pazar
Yaban kavramını olumlayıp, karşıtı her ne ise iki kavram arasında çelişki yaratıp taraf tutan değilim. Yaban, binyıllar zaman yayından bakınca haksızlığa uğramış, kendini savunamamış ve itilmiş olarak her akıllı romantiğin kalbinde bir yer tutar. Fakat şahsen “ya o–ya bu” ikilemine sıkışmaktansa, “hem o-hem bu” seçeneğine şans vermek isterim.
Korona Üzerine Bir Monolog
16 Mayıs 2020 Cumartesi
Kriz süresince bizden binlerce yılda oluşturduğumuz ritüellerden, kültürden vazgeçmemiz istendi. Önce bizden tokalaşmamamızı istediler. Budistler ya da Aleviler gibi selamlaşmayı uygulamakta pek zorlanmadık. Önce müsamere çocukları gibi biraz garip, biraz yabancı geldik kendimize. Ama çabuk alıştık bu duruma. Bu uyguladığımız selamlaşma biçiminin içimizde henüz bir karşılığı yok. Aslında hızlıca yeni bir kültür oluşuyor, hem de yüzlerce yıl gerekmeden.
Korona Günleri (III): Kazanımlar
15 Mayıs 2020 Cuma
Nasıl ki Ortaçağ’da yaşanan veba salgını anlamayı, aydınlanmayı ve yanıtların doğada olduğunun kabul edilmesini var ederek, yeni bir tıp paradigmasını şekillendirdiyse; nasıl ki Osmanlı’nın başkenti İstanbul’da yaşanan kolera salgını karantina müessesini oluşturarak modern halk sağlığının temelini attıysa; COVID-19 da epidemi ve pandemilerin neoliberal tıp çerçevesine sığmadığını göstermeli ve “yatak yanı” tıptan “hastane tıbbı”na evrilmiş paradigmayı toplumla buluşturabilmeyi ve onu kâr hırsından soyabilmeyi başarmalıdır.
Covid-19: Normale Dönmeyeceğiz, Çünkü Problem “Normal Olan”
14 Mayıs 2020 Perşembe
Salgın. Asıl ürkütücü olan, koronavirüsü, tarihi, toplmsal, ekonomik veya kültürel bağlamı yokmuşçasına yalın bir olaymış gibi düşünmektir. Bugün yaşadığımız şeye bizi götüren dün yaptığımızdır ve döneceğimiz bir normal yok. Karşı karşıya olduğumuz sorun sadece kapitalizmin kendisi değil, ama aynı zamanda kendi içimizdeki kapitalizm.
Diyanet’in Virüs Gündemi
13 Mayıs 2020 Çarşamba
Diyanet virüsün nedenini ve etkisini eşcinsel ilişkilere bağlıyorsa bunu verilerle ortaya koymalı, başka bir deyişle bu hususu kanıtlamalıdır. Bir din adamı eşcinsel ilişkiyi din adına onaylamayabilir ve bunun Tanrı'ya, dine ve onun hakikatine aykırı olduğunu savunabilir. Ama eşcinsel ilişkiyi somut bir olayın somut gerekçesi olarak ileri sürüyorsa, bir neden ve sonuç ilişkisi kurmak zorundadır.
Çocuklar, Taşlar, Silahlar
13 Mayıs 2020 Çarşamba
Çocuklar halklardan azade değil. Çocuklar ulus-devletlerin gazabından azade değil. Çocuklar sınıflardan azade değil. Çocuklar, yetişkin-çocuk ilişkisinde “ezilenleri” temsil etmekten azade değiller. Çocuklar ezen-ezilen ilişkisinde etnisite, mezhep, dil ve sınıf bakımından ezilen konumda var olmaktan azade değiller. Çocuklar toplumsal reflekslerden, kolektif duygulardan-duygusal aktarımdan azade yaşamıyor ve yetişmiyorlar.
Hangi Kadının Beyanı?
12 Mayıs 2020 Salı
Cinsel saldırı kavramı pek çok bileşenden oluşur ve buna ilişkin algı, her bir bileşeni algılama şeklimizin üzerine oturur. Rıza nedir diye uzun uzun düşünmeden, saldırı hakkında konuşamayız. Cinsel bütünlük hakkında bir karara varamamışsak, yaralama suçunda cinsel amaç hakkındaki tüm fikirlerimiz havada kalır. Eğer tecavüzü güçlünün zayıf üzerindeki cinsel tahakkümü olarak nitelendiriyorsak, failin o gücü nereden bulduğunu, zayıfın neden halen zayıf olduğunu sorgulamamız gerekir.
İstanbul’u Hakikaten Nasıl Fethedebiliriz?
11 Mayıs 2020 Pazartesi
İstanbul’un kültür ve kimlik yaratıcı bir merkez ve lider şehir olarak ne ifade ettiğinin her şeyden önce İstanbullunun iyi bilmesi gerekir ve bu şehrin tarihinin nerede, nasıl başladığı, ne mertebelerden geçtiği, ne badireler atlattığı konusunda yeni bir şuura ihtiyacı vardır.
İnkâr ve İmhanın Gölgesinde Sinema
10 Mayıs 2020 Pazar
Devletsiz Bir Ulusun Sineması’nda, Türkiye’de Kürt sinemasının temellerini atan Yılmaz Güney’e geniş bir bölüm ayrılıyor. Filmlerine ve bu filmlerin çekildiği atmosfere mercek tutuluyor; hem biçim hem de içerik yönünden değerlendiriliyor. Güney’in Kürt sinemasının ilk örnekleri dışında, Türkiye sinemasında verdiği nadide örneklere değinilerek taşıdığı ideolojik ve estetik kaygılar göz önüne seriliyor.
Kaybın Türküsü
10 Mayıs 2020 Pazar
Egemenlerin "medenileştirme" hikâyeleri genelde bu kurgu üzerinden ilerler. Hikâye, ötekinin vahşiliği, barbarlığı, çirkinliği, bedenen sıradışı, fikren sapkın olduğu anlatısıyla başlar, aile mefhumundan, adalet duygusundan, acımadan ve ahlâktan yoksunluğu üzerine abartılı sözlerle devam eder. Öteki, korkunç, hain ve sinsidir aynı zamanda. İnsan bile denemez onun için. Bu yüzden öldürülmesi değil ancak yok edilmesi mümkündür.
Felaket Toplumuna Doğru
9 Mayıs 2020 Cumartesi
Geleneksel toplumda insanlar sadece risklerden etkilenen konumundayken, içinde bulunduğumuz risk toplumunda ise insanlar riskleri hem üreten hem de etkilenen konumundadır. Riskler, onları yaratan veya onlardan kâr elde eden sermayedarı da etkiler. Yani zenginler ve iktidar sahipleri bundan kaçamıyor. Her ne kadar zengin sınıf risklerden korunmak için adalar satın almış olsa bile: Kirli havayı tüm sınıflar solumak zorundadır.
“Spinoza Tayfası”: Spinoza’yı Yanlış mı Tanıdık Yoksa?
8 Mayıs 2020 Cuma
Spinoza, son yıllarda ülkemizde de oldukça ilgi çeken bir filozof ve yukarıda işaret edilen yanlış bilgiler düşünür ile ilgili birçok çalışmada yer alıyor. Bu eserin bu yönüyle de birçok araştırmacının, felsefecinin ilgisini çekebileceğini, düşünüre dair yeni bir bakışa imkân verebileceğini düşünebiliriz.
Korona Günleri (II): Dünden Bugüne
8 Mayıs 2020 Cuma
Her şeye rağmen mutlu oldum meslektaşımın ulaşmasına. Çünkü bilmekteyim ki ancak filyasyonla, isim isim, mahalle mahalle, köy köy ulaşabilirsek hastalara kontrol altına alınır bu salgın. Çünkü bilmekteyim ki, salgınlar hastanelerde tedavi edilerek önlenemez. Onlar sahada yetkin birinci basamak sağlık hizmeti ile kontrol altına alınır. Çünkü bilmekteyim ki, ikinci ve üçüncü basamak hastanelerdeki tedavi edici hizmetler çok para kazandırsa da, bir ülkenin sağlıklı olmasını belirleyen, birinci basamak hizmetleridir.
Salgın Döneminin Eylem Repertuvarına Dair Yanılsamalar
7 Mayıs 2020 Perşembe
İnsanlık tarihi sadece devletler ve savaşlar üzerinden yazılmadı, aynı zamanda insanların bireysel olarak ya da kolektifler inşa ederek başına gelenleri, toplumsal sorunları, krizleri aşma hikâyeleriyle, yaratıcı ve uyarlamacı eylem biçimleriyle yazıldı ve yazılmaya devam ediyor. Eylemciler, yaratırken ve uyarlarken de kendinden öncekilerin birikimlerinden besleniyor ve dünyayı her defasında yeniden keşfetmiyor.