Yaşam-Ölüm, Adanış, Aldanış
5 Temmuz 2020 Pazar
Ölüm olgusundan anlam devşirmek, hiçlikten bir şey yaratmak girişimi olarak sonuçsuz kalacaktır. Kişinin en değerli gördüğü şeyden feragat etmesi, onu, hız çağı olarak tabir edilen günümüzün sadece aktüel bir malzemesi olma riskinden korumayacaktır. Ölüm artık, insanın yeri doldurulamazlığının işaretini taşımaz, çünkü insan bir sayıya dönüşmüştür ve sayılar arasında boşluk yoktur.
Hariçten Gazel (III): Üsküdar’dan Bu Yan (II)
3 Temmuz 2020 Cuma
Sıcak su, kalorifer çemberine girmemiş insanlar acele etmeden yavaş yavaş bir yerlere gitmeye çalışıyor, yaşlı kadınlar adamlar, merkeze çok uzak olmayan mahallelerde, ikinci el kıyafetler, çerçiden hallice tezgâhlarda öte beri ve tahta sebze sandıklarının üstünde ıspanak, maydanoz, kereviz satmaya çalışıyorlar… Çalışıyorlar derken, bekliyorlar, teneke saçakların altında yağmurdan korunmaya çalışarak, yavaş yavaş dolma sigara içerek ya da sessizce sohbet ederek bekliyorlar…
"Suçunuz Yok Ama Cezanız Var": Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yasa Teklifi
3 Temmuz 2020 Cuma
Siyasal iktidarı yeniden üretecek ve pekiştirecek daha iyi yollar, yasa koyucular eliyle her zaman hukuken bulunabilir. Ancak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması teklifi, yasa koyucunun artık sadece şeklî ve teknik birtakım gereklilikleri ve araçları, siyasal iktidara bir tür kılavuz olarak sunduğu mecra olduğunu bir kez daha gösterdi.
Fatih’in Portresi ve Kimi Diğer Meseleler
2 Temmuz 2020 Perşembe
Belediyelerin koridorlarında, makam odalarında, depolarında –kimi değerli, kimi değil– çok sayıda sanat eseri bulunuyor. Bunların başta kondisyonları olmak üzere, bir bütün olarak takibi yapılmıyor. Çevrimiçi bir veritabanı hazırlanması ve bu eserlerin başta ilgili araştırmacılar olmak üzere kamunun erişimine sunulması gerekmez mi? (Bu talep aynı zamanda Milli Saraylar, Cumhurbaşkanlığı ve ilgili diğer birimler üzerinden iktidara dönük olarak da dile getirilmelidir.)
Peter “Yeni Prens” Pan
1 Temmuz 2020 Çarşamba
Peter Pan’in hayalperestliğinde Machiavelli’nin realizmini görmek belki ilk bakışta yadırgatıcı gelebilir. Biz de romanda ölçülü biçili, kendisi için önceden belirlenmiş bakma biçimlerine, normlara uygun yaşamanın simgesi Bay Darling gibi “inanmaz gözlerle” bakabiliriz tüm bu benzerliklere. Ne var ki Machiavelli, “olağanüstü” sözcüğünün bir ikaz lambası görevi gördüğü Prens’te, tam da “sıradışı olaylar”a [gli accidenti] çevirmemizi tembihlemiyor muydu gözlerimizi?
Yeni-Normal: İzmir'in Dağları'nda Korona?
30 Haziran 2020 Salı
Salgın sonrası dünyada bir “kırılma”, hatta kopuş yaşanacağını, Badio'nun kastettiği anlamda bir “olay” olan bu salgının belki de dünya-değiştirici potansiyellerinin açığa çıkacağını gizli gizli ya da açıktan hayal etmiş olanlar, yanıldıklarını, normal hayatın acımasız olağanlığıyla geri döndüğünü görmeye başladılar. Zaten felaketler dünyayı değiştirebilseydi tarihteki doğal ya da kültürel-siyasi felaketler bir şeyleri değiştirirdi herhalde.
Canlı ile Cansızın Sınırında: Korona ve Post-hümanizm
30 Haziran 2020 Salı
Koronavirüsün ortaya çıkışı ve sonrasında yaşanan küresel salgın durumu, insanlık için radikal, dönüştürücü bir deneyim haline geldi. Hem toplumsal hem de bireysel değişime son derece açık bir süreçten geçmekteyiz. Sosyoekonomik düzenin temellerinden sorgulanmaya başlaması belki de bir paradigma değişiminin habercisidir. İnsanlık tarihi açısından bakıldığında bu olağandışı durum bizi başka bir olağandışı pozisyonu, insanın var olanlar arasındaki ayrıcalıklı konumunu sorgulamaya itiyor.
Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan Figürleri Üzerine Notlar
29 Haziran 2020 Pazartesi
Babacan cool, gezgin, liberal birey olarak sırtında çantayla dünyanın her köşesine gidebileceğini söylerken Davutoğlu tarihin yüklerini taşıdığını ima eder, ekonomik bir bakıştan ziyade etik-politik tarihsel sorumlulukların temsilcisidir. Babacan eşi ve çocuklarıyla film izlerken gördüğü bir yeri birkaç gün içerisinde ailesiyle ziyaret edip gezerken, Davutoğlu için içinde siyasetin olmadığı bir “gezmek” fiili bile kullanılmaz.
Dostoyevski’de Kaçırdığımızın Yakalanması: Bir Bahtin Büyüteci
28 Haziran 2020 Pazar
Bahtin için Dostoyevski polifonik romanın en önemli ismidir. Bu karakterler çağlayanı çok-sesliliğin önünü açarak okuyucuya umulmadık tatlar sunar. Dostoyevski’nin inşa ettiği roman yapısı tamamen otantiktir ve birçok varyant içeren bu örgü homofonik Batılı romandan farklıdır. Diğer bir deyişle, tekliğe karşı çokluk.
“Sıkıntı, Döneme Damgasını Vuruyor”
28 Haziran 2020 Pazar
Kitaptaki yazılar sıkıntının ne olduğundan ziyade, sıkıntının içinde bulunulan duruma, tarihsel, sınıfsal, kültürel ve toplumsal cinsiyete bağlı olarak şekillenen bir deneyim olarak nasıl kurulduğuna bakıyor. Sıkıntının hissedildiği, temsil edildiği, dile geldiği anları analiz etmek, bu coğrafyaya dair bize neler söyleyebilir? Bu çerçeve deneyimlerin, duygulanımların hiçbir zaman sadece “bizim” olmadığı, hep bir ilişkisellik içinde kurulduğu fikrinden besleniyor elbette.
Öteki Kadın Tazminatının Karşısında Öteki Erkek Cinayeti
27 Haziran 2020 Cumartesi
Haksız tahrik, çok kabaca, faile yönelmiş bir haksızlığın etkisi olarak özetlenebilir. Kavramı incelemediğimiz sürece bu şekilde algılamamız pek hatalı olmaz. Suçu bu etki altında işleyen kişinin cezası indirilir. Tersten bakan bir ifadeyle, haksız bir tahrikin fail üzerinde haklı bir rahatsızlık yarattığını, indirimin de rahatsızlıktaki haklılığa dayandığını düşünmek gayet olasıdır.
Mavi ve Pembenin Haricinde Eğitim
27 Haziran 2020 Cumartesi
LGBTİ bireyler, her ne kadar yazılı kurallarla korunsalar bile, toplumsal yaşamda birçok ayrımcılıkla karşı karşıya kalabiliyorlar. Bu alanlardan biri ise eğitim ortamıdır. İnsan yaşamında, çocukluk ve genç yetişkinlik dönemine denk gelen eğitim ve okul hayatında LGBTİ bireylerin yaşadığı ayrımcılıklar, bu kişilerin okullarını bırakmalarına bile sebep olabiliyor.
Heykeller Yıkılırken: Kamusal Hafıza Peyzajını Dönüştürmek
26 Haziran 2020 Cuma
Geçmişe bugünün gözleriyle bakılmaması gerektiğini, sanki yepyeni bir buluşmuş gibi, dillerine dolayanlar da var. Herkesçe bilinen ve aklı başında kimsenin reddetmeyeceği bu argümanı, ABD’deki yaygın ırk ayrımcılığını ve yerleşik hafıza rejimini eleştiren muhalif sesleri küçümsemek veya karikatürleştirmek için kullanmak niye?
"Adalet Yoksa, Barış da Yok"
26 Haziran 2020 Cuma
Şehrin farklı yerlerinde çeşitli inisiyatiflerin düzenlediği protestoların başını “Take 'Em Down Nola” çekiyor. Irk adaletsizliğine karşı, siyahların geleceklerini sürdürebilmeleri için çalışan, yöntem üreten aktivistlerden oluşan bir inisiyatif. Amaçları “beyaz üstünlükçüleri” temsil eden ırkçı anıt ve sembolleri ortadan kaldırmak ve sokak, cadde, meydan, okul isimlerini değiştirmek ve siyahların/(Kızılderili) yerlilerin üzerlerindeki baskıyı hatırlatan kötü, aşağılayıcı hafızayı New Orleans manzarasından temizlemek.
Karantina Belleği: Ev İçi Emeğe Radikal Feminist Bakış
25 Haziran 2020 Perşembe
Kadının kapitalist sistem içinde biri toplumsal diğeri özel olmak üzere iki tür emek sarfiyatı bulunur. Kadının iş yaşantısına girmesiyle toplumsal emek sarfiyatında bulunması belirli koşullarca bükülmüştür. Kendisine sağlanan kurumsal veya dayanışma kökenli çocuk bakımı desteği ve ev işinin aile fertlerince bölüşülmesi veya ücretli emek işçisine kısmen/tamamen devredilmesi ekonomik anlamda “toplumsal emekçi” sınıfına girmesini mümkün kılar.
Yeni Deneyimlerin Mahali Olarak Salgın Günlerinde Ev
25 Haziran 2020 Perşembe
Tanıma sığmayan ve hayatın hemen her noktasına değen bir nesneyle ilişkilenmelerimizi tek hamlede kavrayıp açımlamak zor. Hele de evin, konuttan başlayıp ülke, yurt, coğrafya, toprak, hatta ulus-devlete “genişleyebileceği” ve böyle bir genişlemenin “dağılma ve yersizliğe” varabileceği göz önüne alındığında.
“Santurun Göğüs Tahtası, İnsanın Sinesi Gibidir. Benim İçin de Aşk Sinemde Hissettiğim Bir Santur Tınısıdır”
24 Haziran 2020 Çarşamba
Kur’an, dünyanın sonunun İsrafil’in “Sur” adlı üflemeli çalgıyı çalarak geleceğini söyler. Hindistan’daki Tanrıların hepsi bir çalgı ile söyleyeceklerini insanlara duyurmuştur. Düşünsenize savaşa bile davullarla gidilmiş. Müzik dünyada yaratılmış her şeyde bir ses var etmiştir. İnsan vücudu da doğal bir müzik sistemi ile yaşar. Kalbimiz düzenli atar. Atmazsa ritim bozukluğu olur. Aldığımız nefes bir tınıdır. İnsan vücudunda en az değişen şey sestir.
Hariçten Gazel (III): Üsküdar’dan Bu Yan (I)
23 Haziran 2020 Salı
Uzun süre farklı coğrafyalarda seyahat edince ister istemez karşılaştırma şansınız oluyor. Özellikle üniterlik üzerine düşününce, bence Türkiye’nin en üniter yapısı, tavuk döner ve kahve noktaları. Türkiye’nin her yerinde, aynı biçimde, aynı lezzette, aynı görseller ve aynı içeceklerle pazarlanan şeyler… Öte yandan, tavuk döner/dürüm ve kahve kafeciliği (ve tabi seri köz getir nargileciliği) Türkiye’nin her yerinde lokal lezzetleri ve boş zamanı kolonize etmiş durumda.
Guatemala’da Yıkılası Bir Heykel
22 Haziran 2020 Pazartesi
Bugün, George Floyd’un öldürülmesinin ardından dünya genelinde yankı uyandıran protestolar, geç kalmış bir hesaplaşma sürecini tetiklemiş görünüyor. Bu süreçten Las Casas heykellerinin de nasibini alabilmesi için daha katedilmesi gereken çok yol var. Sömürgecilere ve ırkçılara göstermiş olduğumuz müsamahanın yerini utanç ve öfke almadıkça geçmişle yüzleşmek ve başka bir gelecek kurmak mümkün olmayacaktır.
‘’Dayanışma Ezilenlerin Nezaketidir’’
19 Haziran 2020 Cuma
Birisi ile dayanışmak ve onunla duygudaşlık kurabilmek için, karşımızdaki canlının illaki güçsüz, zayıf, çaresiz olması gerekmiyor. Aslen güçsüz ve zayıf olmayan, çareleri mevcut olan fakat bu çarelere ulaşmak için belki de atılması gereken adımları, gidilecek yolları kestiremeyenler ve üzerlerinde baskı hissedenler ile kurduğumuz duygudaşlık, onların hayatlarına dahil olmamızı kabul etme nezaketi gösterdikleri ölçüde dayanışma halini alır.
Salgın Döneminde Neden Vedat Milor İzleriz?
18 Haziran 2020 Perşembe
Vedat Milor’un pozisyonunu bir analojiyle anlatmaya çalışırsak, Milor uzmansız, altyapısız ve teçhizatsız bir hastaneye muhtelif sağlık sorunlarıyla gidip kendini muhatapsız bulan hastanın -sembolik otorite tarafından teskin edilemeyen bireyin- karşısına çıkan ve üstündeki önlüğün uyandırdığı uzman izleniminden dolayı şikâyetlerin yönlendirildiği bir eczacıdır.
Çember
18 Haziran 2020 Perşembe
Sterilizasyonun bunca kutsandığı, sadece Covid sonrasında da değil, öncesinde de, bedenler üzerinden üretilen korku söylemleriyle yine bedenlerin zapturapt altına alındığı, resmî ideolojilerce tehlikesinden, pisliğinden, tekinsizliğinden dem vurulan sokağın kapatıldığı, aile ve akraba bağlarının üzerimize kapandığı, diziler ve yarışma programları da dahil her türlü popüler kültür öğesi ile ailenin, evin kutsandığı, özetle yabancıyla temasın yaratıkla temas gibi resmedildiği bir dönemden geçiyorduk zaten.
Çikolata Kaplanmış “Tele-Ekran” WeChat ve Dev Gözetim Yapbozundaki Yeri
17 Haziran 2020 Çarşamba
Çin’de yaşayıp WeChat’i kullanmamış biri için bu uygulamayı anlatmak zor. Onu Whatsapp, Facebook, Instagram benzeri bir sosyal medya uygulaması gibi düşünmek karanlıkta filin sadece bir uzvunu tutup fikir yürütmeye benzer. WeChat bundan çok daha fazlasıdır, bir süper uygulama, dijital bir ekosistemdir.
“Ne Kadar Zorlarsanız Zorlayın, Muhalefet Diye Bir Şey Kabul Etmiyorum!”
16 Haziran 2020 Salı
Otoriterlik her zaman bir yönetim krizidir aslında, bu bir mazeret değildir ama bir yönetememe halidir. Yani baş edemediğiniz sürece baskılar artar. Yani doğrudan zorlamaya gidersiniz. Rahat yöneten iktidarlar, çok zorlamaya gitmek ihtiyacı duymazlar. Tabii devlet dediğiniz şey, belli baskıların bileşkesidir ama onun dışında fazladan, hep böyle daha fazla baskı, daha fazla susturma çabaları, bir yönetme problemidir.